Yani ahlayıp vahlamanın, kim suçlu ,kime yazık oldu demenin bir anlamı yok. Şahsen ben böyle bir sorgulamaya hiç girmedim. Çünkü bana göre bu eser, bir aşk hikâyesinden çok insanın iç dünyasına yapılan bir yolculuktur. Kitap boyunca Werther'in aşkından ziyade, insanın özgürlük arayışı, toplum içindeki yalnızlığı, yaşamın anlamına dair sorgulamaları ve kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişki dikkatimi çekti. Özellikle "İnsan aslında karmaşık bir varlık değil..." diye başlayan bölüm, insanların özgür oldukları zamanlardan bile korkabildiğini ve çoğu zaman kendi hayatlarını bilinçli şekilde yaşamadıklarını düşündürdü.
Yine çocuklarla yetişkinleri karşılaştırdığı bölümde Goethe, yetişkinlerin sandıkları kadar özgür ve bilinçli olmadıklarını, çoğu zaman görünmez etkiler tarafından yönlendirildiklerini anlatıyor. (Çok etkilendim bu bölümde) Çünkü günümüzde de böyle maalesef. Sadece oyuncaklarımız farklı:)
Beni en çok etkileyen bölümlerden bir diğeri de Werther'in dış dünyayı anlamsız bulurken kendi içine döndüğünde bambaşka bir dünya keşfettiğini anlattığı satırlardı. Bu bölüm bana insanın bazen kendi içinde, dışarıda bulamadığı anlamları aradığını düşündürdü.
Bu nedenle Genç Werther'in Acıları'nı yalnızca bir aşk romanı olarak değerlendirmeyi eksik buluyorum. Goethe'nin asıl meselesi aşkın kendisinden çok, insanın kendisi gibi görünüyor. Aşk ise bu sorgulamayı görünür kılan araçlardan biri. (Yani kitabı nasıl okudugunuza göre değişir bu. )
Bununla birlikte, kitabın yoğun duygusal yapısı nedeniyle özellikle duygusal olarak zor bir dönemden geçen genç okurlar üzerinde farklı etkiler bırakabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle eserin yalnızca olay örgüsüyle değil, düşünsel derinliğiyle de okunması gerektiğine inanıyorum. Velhasılkelam kitabı okumadan önce araştırmak ,incelemeleri
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma