...Kafamın içinde şekiller karışıktı, kendimi tanıyamıyordum , istediğim çıkışı bulamamaktan endişe ediyordum . Biliyordum aslında ,en güzel kapılar yüreğim kirlenmediği sürece açılacaktı, ama canım bir dem, bir vakit hayli yanmıştı . Yürekler omuzlarımda sanki ezildikçe susmayı güçlü bayrağı altında kabuğuna çekilmeyi öğreniyordu. Kendimi büyütüyordum en çok, bir de suyunu eksik etmediğim çiçeklerimi . Kendimle mi konuşuyordum aslında?
İnsan kendisiyle neden konuşurdu ki ? Bence bu beni duyan , Bir' in olduğunu bilmemdendi, unuttuğum da olmuştu elbet ama fıtrat, ya fıtrata ,
oraya kazınan çıkar mıydı hiç? Ne garip şey,
beni duyanın olduğunu bilirken şu yalnızlık hissi,
ne garip ...