Saatlerin cansız olmasını , hiç düşündünüz mü? Ya da saatlerin en derinlerine inebildiniz mi?
İnerken zamanla yarıştınız mı?
Tabi ki saatin içine inerken, dakikalar ve saniyeler önemli olacaktır. Peki. İndikten sonra neye karşılaşmayı beklerdiniz?
Benim yol aldığım derinlerde, saati yaşayan “her kalp “ olarak düşünerek devam edeceğim. .Niye mi ! kalbinde sistemsiz döngüsü vardır, saatinde. Ve ikisinde de engel olunmaz doğal güçları vardır. Saat yaşadığın süreyi gösterirken , kalp de
yaşadığın süreyi hissettirir. Yani kalbimizle hareket edemeyiz o kendi başına hareket eder. Zamanı durdurmak istediğimizde hiç durmayan; aynı şekilde artık dursun kalbimiz dediğimizde durmayan kalbimiz.
İkisinin amaçı belli sadce “var” olmak . Ve verilen görevi yerine getirmek o kadar.
Tek farkı kalbin canlı olması , saatin canı yoktur. O yüzdendir “ kalbimiz değerli” her bi saniyeyi değerli olduğunu bilmemiz lazım.
Saatin her dakikası ne kadar önemli olabilir ki kendisi için. Bu yüzden saatin her saniyesinde “kalpler” vardır . Her dakikası her saniyesi;. Bi kalbin başlangıçı ve bi baska kalbin durmasıdır. Eğer canlı olsaydı; Bu kadar acıya nasıl dayanabilir ki bu yüzden ruhsuz saatimiz var