İnsanlara kızmama imkân yoktu, çünkü insanların en kıymetlisi,en iyisi,en sevgilisi bana en büyük kötülüğü etmişti; diğerlerinden başka şey beklenebilir miydi?İnsanları sevmeme ve onlara takrar yaklaşmama da imkân yoktu;çünkü en inandığım,en güvendiğim insanda aldanmıştım.Başkalarına emniyet edebilir miydim?
Benim bu insanlara ne lüzumum vardı?Beş on kuruş ekmek parası için bana tahammül edilebilir miydi? İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil,sevgilerine ve alakalarına muhtaçtırlar.
İnanmamak,inanamamak...Bunun ne kadar korkunç olduğunu her gün ,her an hissediyordum.Bu histen kurtulmak için yaptığım bütün hamleler boşa çıktı. Evlendim.Daha o gün , karımın bana herkesten daha uzak olduğunu anladım.Çocuklarım oldu.Onları sevdim, fakat hayatta kaybetmiş olduğum şeyi bana asla veremeyeceklerini bile bile...
Bir insana bir insan herhâlde yeterdi.Fakat o da olmayınca?Her şeyin bir hayal,aldatıcı bir rüya,tam bir vehim olduğu meydana çıkınca ne yapılabilirdi?