Bu akşam anladım ki bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.Gene bu akşam anladım ki onu kaybettikten sonra ,ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.
Ruhlarımız için en lüzumlu,en kıymetli olan şeyleri birbirimizde bulduktan sonra diğer teferruatı görmemezlikten gelmek,daha doğrusu büyük bir hakikat için küçük hakikatleri feda etmek ,daha insanca ve daha insaflı olmaz mıydı?
Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hâlâ kabul edemiyor musunuz?Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır.İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler,üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca,yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.Hâlbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindeki hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.Herkes tabii olanı kabul eder,ortada ne hayal sukutu,ne inkisar kalır...Bu hâlimizle hepimiz acınmaya layığız;ama kendi kendimize acımalıyız.Başkasına merhamet etmek,ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki ne kendimizi bu kadar büyük ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur...