Oysa bir zamanlar, şiir yazarak organik bir açıklığa, kesinliğe kavuşturulması gereken bir kendi yaşantımın özü, tutku dolu, son derece yalın bir yığın konu vardı kafamda. Her çabam, ince de olsa, kaçınılmaz bir bağla o temel amaca yöneliyordu. Öyle ki, her şiirin tohumu ne kadar şaşırtıcı olursa olsun, yolumu yitirmediğimi biliyordum. Her zaman duyuyordum o ânın parçasını aşan bir şey yarattığımı.
Uğraşmak her gün biraz daha boş ve anlamsızmış gibi geliyor bana; sonunda ya durmadan aynı hava çalınıyor ya da söylenecek yeni şeyler, bunları söyleyebilecek yeni anlatım yolları bulmak için uzayıp giden bir arayışın meyveleri çıkıyor ortaya.