gittikçe yakınlaşan
hem gidip hem yakınlaşan şeylerin yalnızlığıyla
bazen hiç
bazen günlerce
bir boy aynasından
sen bana bakıyormuşsun gibi baktım kendime
istemeyerek kaldığım o pazartesi salı temmuz günleri
istemeyerek baktığım o dağ deniz ova yerleri
gövdemde bir çağ değişiyormuş gibi sesler
başımı tutup artık geçsin diyordum
artık geçsin
bu benim seninle gidip diğeriyle döndüğüm çağ
bu benim sana durup kendimle yürüdüğüm yeryüzü
bu benim seninle uyuyup başkasıyla uyandığım dünya
artık geçsin