Eski Yunan Tragedyaları 20

İon

Euripides
Yazar:
Euripides
Çevirmen:
Ege Kandemirli
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
Aralık 2018
Yayınevi:
Mitos-Boyut Yayınları
ISBN:
9786059306942
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir anne oğul buluşması
Puan vermedi·80 syf.·
2024 40. kitabı
*Dikkat inceleme spoiler içermektedir.* Kitap İon'nun annesini ve babasını bulma hikayesini anlatıyor. Babası bir Tanrı olan Apollon (Phoibos), annesi ise Kreusa'dır. Apollon'un Kreusa'ya tezavüz etmesi ile İon'a hamile kalıp onu doğuran Kreusa , korkusundan onu dünyanın merkezi olarak anılan "Delphi Apollon Tapınağı"na bırakır. Yıllar sonra kocası Ksuthos ile çocuklarının olmaması yüzünden tekrar aynı tapınağa gelip kahine soru sormak isterler. İon, annesi ve üvey babası burada karşılaşır ve olaylar akmaya devam eder. Bu kitap Euripides'in mutlu sonla biten bir tragedyasıdır. Bilindiği gibi tanrıların çocuklarının yüzü Antik Yunan'da pek gülmez. Tanrılar kendi kurallarına karşı gelen ölümlüleri cezadan cezaya çarptırsa da kendi koydukları kuralları kendileri bozunca maalesef olan yine ölümlülere olur. Euripides'in bir çok eserini okudum. Beni en etkileyenlerden birisi de bu kitabıydı çünkü açık açık Tanrı eliştirisi mevcuttu. Ki o dönem için yürek yemiş olmalı bunu yazmak için. Kitabı okurken umarım insanlar benim gibi Platon'un İon'u ile karıştırmaz. =)
1000Kitap
İonEuripides · Mitos-Boyut Yayınları · 201879 okunma
8/10
·80 syf.··
2025 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 23:08
·
Euripides'in mutlu sonla biten tragedyalarından biridir. İon, anne babasının kim olduğunu bilmediği için acı çeken bir delikanlıdır. Sonunda, zekası sayesinde gerçeğe ulaşmayı başarır. Oyun, tanrıların insanları oraya buraya savurup acı ve şaşkınlık içinde yaşamalarına yol açtıklarını anlatır. Tanrılarca gerçek anne babası gizlenmiş olan İon, bilmeden anne ve babasına kötülük etmeye, annesini öldürmeye girişmişken, bu kez tanrısal bir yazgıyla mutlu sona ulaşır.
1000Kitap
İonEuripides · Mitos-Boyut Yayınları · 201879 okunma
Ion
10/10
·80 syf.··
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 23:27
Okuduğum en iyi yunan trajedyalarindandi kesinlikle, ya da ben genel yunan trajedyalari seviyorum, muhtemelen boyle. Her neyse verdiğim puandan beğendiğimj anlarsınız diye dusunuyorum ve direkt konusunu anlatıyorum Bizim Apollon ve prenses Kreusa'dan doğma bir çocuğumuz var. Adı Ion, kitaba ad verem zaten o. Annesi çocuğu doğurduğu gibi Apollon tapınağına bırakıyor, çocuk öksüz yani ve kendisini Apollon'a adıyor resmen. Yıllar sonda ise Kreusa ve savaş ödülü(doğru tabir mi emin degilim) olarak düştüğü kocası Ksuthos ile Apollon tapınağına geliyorlar, çünkü çocukları olmuyor. Geldikleri tapınak ise Ion'un olduğu tapınak( ゚ー゚) daha fazla anlatmaya gerek var mı? muhtemelen fazla spoiler olur ama konusu ve girişi kısacası bu, okumam uzun sürdü ama kesinlikle beğendim, tesekkurler(*´∀`)♪
İonEuripides · Mitos-Boyut Yayınları · 201879 okunma

Yazar Hakkında

EuripidesYazar · 23 kitap
Euripides (Yunanca: Ευριπίδης) (MÖ 480 - MÖ 406), Eshilos ve Sofokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük trajedi şairidir. Düşünce adamı, Atina’lı oyun yazarlarının en büyüğü olan, insanları bekleyen gerçek ve zorlu sorunları ortaya koyarak insanları düşünmeye zorladı. Bernard Shaw gibi Euripides de insanları tedirgin etmiş ve kızdırmıştır. Kutsal değerlere saygısızlık ve kadın düşmanlığıyla suçlanmıştır. Ama yine de üstün şiirsellikle anlatılan düşünceleri dinlenmiştir. Vatanı olan Atina’yı terkedinceye kadar da bu taşlama ve lanetlemelerin ardı arkası kesilmemiştir. Fakat ölümünden sonra bütün tragedya yazarlarının en ünlüsü, en arananı olmuş ve o çağdan bu yana adı ölmez yazarlar arasında yer almıştır. Euripides, M.Ö. 480 yılında Salamis’de doğdu. O tarihte Yunanlarla Pers İmparatorluğu arasında amansız savaşlar yaşanıyordu. Euripides’in anne ve babasına birçok kötü yakıştırma yapılmasına rağmen gerçekte, babası Apollon tapınağı ile ilgili bir görevin mirasçısı zengin bir soydan geliyordu. Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı. Evripides gençliğinde resim üzerine çalışmış ve sanatını sürdürme amacında olmasına rağmen yirmi beş yaşında, tragedya ve şiir yazmak için resmi bırakmıştır. İlk oyunu olan ”Pelias’ın Kızları”, MÖ 455 yılında sahneye konmuş ve Atina halkı o an gökyüzünden yeni bir yıldızın inmekte olduğunun farkına varmıştı. Bu yeni şairin tiyatronun tumturaklı ve ağdalı dilinden çok uzak yalın ve güçlü bir deyişi ve yeni fikirleri de beraberinde getirdiğini anlamıştı. Euripides’in yenilikçi ve korkusuz bir yanı vardı. İlginç olayları anlatırken yeni teknik buluşlar kullanıyordu. En güçlü yönü de gerilim sahnelerindeki başarısı ve her sahnede üstün bir şiirsellik yaratmasıydı. MÖ 438'de Truva Savaşı'nda Akhilleus’un mızrağıyla yaralanan Telephus’un hikâyesini anlattığı oyunda geçen olaylar dizisi ve bunların sahneye uygulanışı Evripides’in gücünü ortaya koyar. Bu oyun, eski Yunan sahne geleneklerine indirdiği darbe nedeniyle de büyük önem taşır. Bir dilenci ilk defa sahici paçavralarla sahneye çıkmıştı. Bu o zamanki izleyici üzerinde şok etkisi yaratmıştı. Oyunun sahneye konmasındaki gerçekçilik, Euripides’in en acımasız eleştirmeni ve Yunan tiyatrosunun en büyük komedi ustası Aristophanes’in saldırı nedenlerinin başında gelir.”Thesmosphoriazusae” adlı komedisinde Aristophanes, Yunan kadınlara, oyunlarında kadın kişilerini sevimsiz gösterdiğinden ötürü Euripides’den intikam almak üzere komplo hazırlatır. Fakat Euripides’in kadınları, tutkularına kapılsalar da, hiçbir zaman sevimsiz değillerdir. Sadece idealleştirilmelerinin yanında yaşayan birer insan oldukları gerçeğini vurgularlar. Euripides ayrıca geçmişin ulu tanrılarının, nasıl yeri geldiğinde hiç de tanrısal olmayan hilelere başvurduklarını açık seçik sahnede ortaya koydu. Bu, çoğu kimsenin tanrılara hakaret olarak algıladığı bir bakış açısıydı. Euripides bir demokrattı, fakat demagoglardan ,büyük bürokratlardan, halkına savaş ve felaket getiren kayıtsız ve kaygısız önderlerden nefret ederdi. ”Yakaranlar” ve ”Truvalı Kadınlar” adlı oyunlarında Sparta ile süregelen savaşın iç karartan izleri görülür. Bu ünlü tragedya yazarının hayatı üzerine söylenebilecek çok az şey olmasına rağmen, Salamis’deki topraklarında yaşadı ve şiirlerini denize bakan bir mağarada yazardı. Mümkün olduğu kadar topluma az karışan, ağırbaşlı ve somurtkan bir adamdı. İnsanlardan uzak seçtiği bu yalnız yaşam, onun tanrılardan nefret eden, toplumla ilişkilerini kesmiş, huysuz, hırçın ve kuşkucu bir kişi olarak tanınmasına yol açmıştır. Euripides bir Atina vatandaşı olarak kendini toplum hayatından büsbütün ayrı tutmamıştır. Orduda görev almış, Magnesia konsüllüğü yapmış ve devlete parasal yardımlarda bulunmuştur. MÖ 408 yılında tanrılara saygısızlık ettiği gerekçesiyle komedi yazarlarının ve halkın saldırılarına maruz kalarak Atina’yı terk etmiş Makedonya kralı Archelaus’a sığınmıştır. Kral tarafından çok iyi karşılanmış ve ölmeden önceki bu on sekiz ayını huzur ve barış içinde yaşamıştır. Ölüm nedeni çelişkilidir , kimi söylentilere göre saraydaki kıskanç kişiler tarafından av köpeklerine parçalatılmıştır. ”Bacchae” adlı oyunu ölümden sonra sahnelenmiş ve ödül almıştır. Euripides’in kendi izinden giden üç oyun yazarı oğlu ölümünden sonra babalarının oyunlarını sahnelemişlerdir. Euripides’in 80-90 tragedyası olduğu bilinmesine rağmen günümüze yalnız 18 tanesi erişebilmiştir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Euripides