Adı:
Bakkhalar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
74
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944889575
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Bakkhalar
Bakkhalar
Atina`nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu durum şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides`in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Ölümünden sonra oğlu tarafından sahneye konulan Bakkhalar şairin başyapıtı olarak kabul edilir. Bu eserde Tanrı Dionysos ile ona tapınmayı reddeden Thebai kralı Pentheus arasındaki çatışma konu edilmiştir.
87 syf.
·1 günde·Beğendi
Euripides'in Dionysos ( Yunanca karşılığı budur. Roma'da ise : Bacchae'dır ) adli tragedya eseri; 1973 yılında çekilmiş olan ve Christopher Lee' nin başrolde oynadığı Wicker Man filmini akla getiriyor. Bilindiği gibi 1970 sineması en radikal dönemdir sinema için ve Wicker Man filminin son sahnesi baya tepki çekmişti. Ve C. Lee'nin en çok sevdiği filmdir aynı zamanda. O büyük oyuncunun sergilediği yetenek görülmeye değerdir.

Baachae eseri , Tanrı Dionysos'a- Zeus'un oğlu- inanmayan Pantheus ile catismasini anlatir. Pantheus bir " kâfir " olarak görülür ve tanrıya inanç duymadığı için korkunç şekilde cezalandırılır. Annesi Aguea da oğlunun öldürülmesinde rol oynar. Wicker Man filminde katı bir katolik olan bir polisin, putperest bir kasabada bir kızın tanrıya adak olarak sunulup öldürüldüğünü duyması ile başlar. Polis kasabaya gidip olayın iç yüzünü anlamaya çalışır. Ne var ki kasabadaki herkes polis ile alay eder. Filmde hıristiyanlığa göndermeler de vardır. Filmin son sahnesinde korkunç biçimde katolik polis kurban edilir ve o sahne uzun uzun gösterilir. Heralde çağdaş ama farklı bir yansıması olan böylesi kurban törenlerinin ta insanlığın ilk donemlerinin büyük bir mirası olduğunu görmemiz açısından önemli bir ayrıntıyı göstermektedir.

Dionysos ( bağbozumu ve şarap tanrısı) imgesi, Hıristiyanlığın karşı olduğu ancak karşı olmasına rağmen isa figürünün çarmıha gerilmesin de ve şarabın kutsal sayilmasinda Dionysos kültünden oldukça etkilenmiştir. Bilindigi gibi Dionysos da çarmıha gerilir. Myster inanışların etkisi tüm bir dinsel alayın iç yüzünü kendi bünyesinde barındırması açısından iyi birer kaynak olmayı bugün bile sürdürür.
74 syf.
·1 günde·10/10
https://www.instagram.com/mimirtells/ (Kitap incelemeleri ve tavsiyeleri için.)

Puanım 5/5.

"Tanrıları küçümsemek benim işim değil, ölümlü bir insanım ben."

Dionysos sadece şarabı bulmakla ünlü değildi. Bakkhalar (Dionysos'a, veya bir diğer adıyla Bakkhos, tapanlara verilen isim.) tanrılarına tapma konusunda biraz farklıydı. Şarap içip transa girdiklerinde değişik şeyler oluyordu. Dithyramb (Ditiramp veya başka isimlerle de geçer.) tanrı Dionysos için söylenen bir çeşit ilahiydi. Bunu söylerken ona tapan kişiler transa girip dans ediyor ve eğleniyordu. Bu ritüel zamanla değişip tiyatroyu oluşturdu. Şarap içip transa giren insanlar oldukça ilham alıyor ve sanatsal düşünmeye başlıyordu. Dionysos dini Roma ve Mısır imparatorluklarında da önemli yer tutuyordu. Birçok ritüel ve dini gelenek Dionysos dininden türemişti. Hristiyanlıkta bile Dionysos'un etkilerini görmek mümkündü. Dionysos'un çarmıha gerildiği ve vücudunun küçük parçalara ayrılıp yendiği de söyleniyor. (Tıpkı İsa gibi.)

"Bu dünyada yapılacak en güzel şey kendini bilmek ve tanrıları saymaktır, bana kalırsa insanlar için en akla uygun ve bilgece yol budur."

Biraz ön bilgi de verdiğime göre tragedya ne anlatıyor ondan bahsedeyim. Kitabın başında Dionysos'un kendisi biraz kendinden ve hayatından bahsediyor. Thebai şehrine dinini yaymak ve insanlara kendini tanıtmak için geliyor. Kadmos, Thebai şehrinin kurucusu, ve kör kahin Teiresias bu yeni tanrıyı çok sevmiş ve onu kabul ediyor. Mainadlardan korkmaları da bunun için bir neden olabilir. Mainadlar Dionysos'a tapan bir grup kadın ve aralarında Thebai kralının annesi ve Kadmos'un kızı Agaue'de var. Thebai'nin şu anki kralı Pentheus adında bir genç. Pentheus bu kadınları ve yeni tanrıyı anlamsız ve tehlikeli buluyor. Bu yüzden Dionysos'a tapmayı bırakın onun adını ananları bile öldürmek istiyor. Bu kültün lideri olarak düşündükleri bir yabancıyı zincirler içinde Pentheus'un karşısında görüyoruz. Bu yabancı aslında insan kılığında gezen Dionysos'un ta kendisi. Dionysos her ne kadar kralı uyarsa da kral onu bir türlü dinlemiyor ve hapise attırıyor. Hapisteyken Dionysos yıldırımlar ve alevler çağırıp depreme sebep oluyor. Böylelikle hapisten kaçıyor ve aynı zamanda kendi gücünü göstermiş oluyor. Mainadlar bu gösteri karşısında iyice transa girip dehşet saçmaya başlıyorlar. Pentheus askerleri toplayıp bu kadınları öldürmeye karar veriyor. Dionysos ona kadın kılığında ritüele katılmasını öneriyor. Pentheus bunu kabul etmese de tanrı onu transa sokup ikna ediyor. Ritüel sırasında Dionysos kralın kimliğini açıklıyor ve çılgına dönmüş kadınlar adamı parçalara ayırıyor. Hatta bunu yapan kişilerden birisi de Pentheus'un kendi annesi Agaue. Agaue adamın kafası ile Thebai'ye dönüyor. Fakat Agaue hala transta olduğu için bunun bir aslan kafası olduğunu düşünüyor. Babası Kadmos onu kendine getirse de artık iş işten geçmiş oluyor. Sonuç olarak Agaue Thebai'den sürgün ediliyor, Kadmos Dionysos tarafından lanetleniyor ve Dionysos'un kendisi de tanrısal güçlerini gösterdiği için birçok takipçi kazanıyor.

Kazanan Dionysos.
74 syf.
·Puan vermedi
Eski Yunan Tragedyalarından Bakkhalar’da Zeus’un oğlu Şarap Tanrısı Dionysos’un toplumda kabul görüp görmemesi anlatılır.

Pantheus, Dionysos’un tanrılığını kabul etmez. Dionysos İlahi güçleri ile Pantheus’u cezalandırır.

Şarap Tanrısı Dionysos bolluğu, bereketi simgeler, şarabın, insanların gündelik hayatın sıkıntılarından uzaklaşmasını, ölçüsünde kullanıldığında insanlara rahat ve huzur sağladığını, ölçüyü kaçıranların ise kendisine ve çevresine zarar verdiğini dile getirir.

Yunan tragedyaları ile günümüz yaşantısını karşılaştırdığımız da değişen çok bir şey yok. İyi ve erdemli yaşamın insanı huzura, ahlaksız yaşamın ise insanı ve çevresini kötülüğe götürdüğünü anlatır.

Kitap küçücük boyutu olmasına rağmen içinde, insanın hayata dair feyz alacağı çokça cümleler barındırır.

“İhtiraslarımız bizi her gün parçalıyor, ama kalbimiz bizi yeni bir bütünlüğe götürebilir.”
74 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Dionysos Anadolu kökenli şarap ve neşe tanrısıdır (vatanım Lidya'dır der ) ve adı da Bakkhos'tur. Zeus'un onu uyluğuna saklayıp ikinci defa doğurması ise ; Anadolu kökenli bir tanrıyı Yunan kültürüne sokmanın bir yoluydu.
Euripides'in tregedyasında da bu konu işleniyor. Dionysos'un (Bakkhos) tanrılığına inanmayan, onu küçük gören Yunan kenti Thebai'nin uğradığı felaketler konu alınıyor.

Bakkhos kültünün aslında çok derin ve büyük bir araştırma konusu olması gerekiyor. Anadolu tarihinin derinliği insanlık kültürünün de temelini oluşturuyor çünkü.

Halikarnas Balıkçısı'nın zeybek kelimesinin kökeninin "zoi-bakha" yani "bakkhos takipçileri" olabileceğini belirttiği yazısını okuduktan sonra aklım başımdan gitmişti desem abartmam.
Bakkhalar da zeybekler gibi dağlarda yaşar, zeybek kıyafetinde ise başlıkları çiçeklerle süslüdür. Elbette araştırılsa çok daha şey bulunur ama benden bu kadar. Geçmişin bugüne yansımaları düşündüğümüzden de daha fazla.
İnsanlar gibi hiddete kapılmak tanrılara yakışmaz.
Euripides
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Temiz yaradılışlı olan kadın en taşkın cümbüşlerde bile kendini lekeletmez.
Euripides
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kadmos: Dağa arabayla mı gideceğiz?

Teiresias: Yürüyerek gidersek tanrıya daha fazla saygı göstermiş oluruz.
Euripides
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kadınlar üzüm suyunun coşup taştığı cümbüşlere karıştılar mı o cümbüşlerde artık din iman kalmaz.
Euripides
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İhtiraslarımız bizi her gün parçalıyor ama kalbimiz bizi yeni bir bütünlüğe götürebilir.
Euripides
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bakkhalar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
74
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944889575
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Bakkhalar
Bakkhalar
Atina`nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu durum şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides`in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Ölümünden sonra oğlu tarafından sahneye konulan Bakkhalar şairin başyapıtı olarak kabul edilir. Bu eserde Tanrı Dionysos ile ona tapınmayı reddeden Thebai kralı Pentheus arasındaki çatışma konu edilmiştir.

Kitabı okuyanlar 108 okur

  • Deniz Aydın
  • Mazlum
  • Kürşat  Kılınç
  • Cankat Sayım
  • Serkan
  • Fakir
  • EGE TÜRKMEN
  • Nihal Çaylak
  • a
  • Buse

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.3 (12)
9
%20.6 (7)
8
%14.7 (5)
7
%17.6 (6)
6
%5.9 (2)
5
%2.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%2.9 (1)
1
%0