Bakkhalar

Euripides
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·74 syf.··
2023 271. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 19:24
Yunan trajedileriyle ilgilenmeyi çocukluğumdan beri sevmişimdir. Fakat ne zaman analiz etmeye veya incelemeye kalkışsam dilim bir türlü dönmüyor. Bana öyle geliyor ki Yunan trajedileri, esasen bu yazarların edebiyatlarından çıkardığımız anlamlardan çok daha farklı şeyler anlatmaya çalışıyorlar. Tipik bir Yunan trajedisinde gerilim unsurları az'dan, yok denecek kadar'a doğru sıralanabilir. Misal, Shakespeare'in trajedilerinden birini okuduğunuzda, hikayenin kahraman için (ve en azından çevresindeki diğer birkaç kişi için) kötü sonuçlanacağını bilirsiniz, aksi takdirde buna trajedi denmezdi. Fakat oyun bitene kadar her zaman için küçük de olsa bir umut ışığı var gibi görünür. Kendi trajik sonucu yine trajik kahramanımızın kendi seçimlerine bağlıdır; perde her kapandığında bize, "ya şöyle olursa?" hissini yaşatır. Ancak Yunan trajedilerinde durum biraz daha farklıdır. Yunanlıların oyunlarında (spesifik olarak trajedilerde) çoğunlukla her şey Tanrıların iradesi ya da kaderin gizemli etkisi yüzünden gerçekleşir. Her karakter kaderin kurbanı olur ya da yine kaderin isteklerini yerine getirir. Bu durumda yapabilecekleri tek şey ise durumlarının ne kadar korkunç olduğu hakkında birkaç anlamlı söz ya da şarkı söylemek olur. Bu sayede koronun bir müzikal edası ile oyunun gidişatını yarıda kesen ve ardı arkası kesilmeyen, seyirciye zaten bildiği şeyleri tekrar tekrar anlatan şarkılarını dinleriz. (Oyun yazarlarının bir suçu yok, düzen bu.) Günümüzde artık pek az kişi Eski Yunanca okuyabildiği için oyunları çevirileri aracılığıyla okumak zorunda kalıyorlar; fakat şiir çevirileri kastedileni her zaman için birebir aktaramadığından, verilmek istenilen mesaj da yerine ulaşamıyor. Ayrıca bu trajedilerdeki koro bölümleri icra edildikleri dönemde müzikle iç içeydi, bu yüzden onları
Edebiyat
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
Antik Yunan'da Tanrı ve İnsan Karşı Karşıya: Bakkhalar
10/10
·73 syf.··
Beğendi
·
2021 117. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 00:38
Antik Yunan'ın en büyük 3 tragedya yazarından biri olarak bilinen Euripides, M.Ö. 484-406 yılları arasında yaşamıştır. Çağdaşları ve yarışmalarda sürekli çekiştiği Sophokles ve Aiskhylos gibi Euripides de konusunu mitoloji, destan ve halk öykülerinden alan onlarca eser yazmış ve bunların birçoğu günümüze dek sapasağlam ulaşabilmiştir. 50 yıl yazarlık yapan Euripides'in 90'ı aşkın oyunu bulunmasına rağmen, bunlardan yalnızca 19'u tam metin şekliyle korunabilmiştir. Bu eserlerle toplamda 5 ödül kazanmış olan Euripides'in ölümünden sonra oğlu tarafından yayımlanan son 3 tragedyası Atina halkı tarafından ödüle değer görülmüş ve halk, çok sevdikleri şairlerini son kez onurlandırmıştır. Yunan edebiyatının eşsiz örnekleri olan tüm bu tragedyaları yazarken Euripides ömrünün son yıllarını vatanında mutsuz bir şekilde geçiriyordu. Komedya şairlerinin ve kendisine düşmanlık besleyenlerin alaylarına daha fazla dayanamayan Euripides, ömrünün son yıllarını huzur içinde geçirmek için Atina'dan ayrılır. Yarışmalarda Aiskhylos ve Sophokles kadar birinciliği bulunmamasına rağmen halk arasında daha çok sevilen bir şair olarak bilinir Euripides zira onun eserlerindeki karakterlerin davranışları ve düşüncelerinin insanın ruhuna daha yakın olduğu ve oldukça gerçekçi bir şekilde işlendikleri söylenir. Bir tragedya üçlemesinin son halkası olarak anılan Bakkhalar, İphigenia Aulis’te ve Alkmeon Korinthos'ta oyunlarından sonra gelir. Fakat Euripides'in diğer üçlemeleri gibi aynı efsaneden yola çıkılan ve peş peşe okunması elzem olan bir üçleme değildir. Benzer duyguların ve trajik olayların olması sebebiyle bu şekilde anılmıştır. "Bakkhalar" Dionysos dinine inanan ve tanrılarına karşı kendine özgü dansları olan bir kadın topluluğudur. Günümüzün Hristiyan inanınışında Rahibelere denk geldiği söylenen bu
Edebiyat
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
10/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
Bakkhalar, Yunan şarap tanrısı Dionysos'un takipçisi kadınlara verilen isimdir. Bir diğer adlarıysa maenad, sonraları "Manyak" dediğimiz kelimenin kökenini oluşturur. Zira Dionysos ayinlerinde içkiyle, dansla kendilerinden geçen bu kadınlar korkunç eylemlere imza atarlar. Şarabın tüm kötü yan etkilerinin vücut bulmuş hali olurlar. Bakkhalar oyunundaysa yeni tanrı Dionysos'un bu takipçilerinin büyük bir cinayeti ele alınır. Eğer Hristiyanlık tarihine aşinaysanız, Dionysos'un nasıl da bu dinin köşe taşı olduğunu, bu dinin Kutsal Ruh dediği kavramın aslında şarapla ilişkisini, ayrıca İsa ve Dionysos arasındaki benzerlikleri görüp şaşırabilirsiniz. Kültür tarihi açısından fevkalade bir eser. İnanılmaz coşkulu. Ayinler, insan kurban etme sahneleri vs. çok etkileyici. Euripides kesinlikle en sevdiğim antik Yunan oyun yazarı.
Edebiyat
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
Dionysos üzerine
Puan vermedi·74 syf.··
2022 105. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 20:15
Sabahattin Eyüboğlu'nun muhteşem çevirisi bir yana kitabın içeriğinden ziyade ön söz bende daha büyük merak uyandırdı diyebilirim. Ön sözü okuduktan sonra Dionysos'la ilgili daha fazla okuma yapmam gerektiğini düşünüp her bir kitap bitirişimin ardından yaşadığım "Okunacak çok kitap var." bunalımımı yaşadım. Kitabın muhtevasını daha iyi kavramak için muhakkak öncesinde Dionysos'la ilgili okumalar yapmış olmak, en azından bazı temel bilgilere sahip olmak gerekiyor çünkü bu şekilde içeriği daha doğru yorumlayabilirsiniz. Aksi takdirde Dionysos'u bencil, kibirli bir tanrı olarak görür, eseri de diğer trajedilerle kıyaslayıp ne yavan dili var, diyebilirsiniz. Okurken beni başka kitaplara yönlendiren her kitabı beğendiğim için bu kitabı da sevdim diyebilirim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
Çılgın Anadolu Tanrısı Dionysos
Puan vermedi·74 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
Euripides'in yazış şeklinden mi yoksa kendisini bir Anadolu Tanrısı olarak gösterdiği için Dionysos'a olumlu bir ön yargıyla yaklaştığımdan mı bilmiyorum ama kendisinin yaptığı her harekete hak vererek ve destekleyerek okuduğum bir tragedyaydı. Dionysos'tan bahsedeyim biraz. Kendisine ait özel ayinleri olan Dionysos'un ayinleri, özellikle Türk kültüründeki eski Bektaşi ayinlerine de oldukça benziyor. Bunun haricinde Hint mitolojisindeki Soma'a benzerliği nedeniyle de ilgi çekici bir tanrı Dionysos. Bakkhalar ise Dionysos'u anlatan en eski ve -bence- güzel tragedya. Aynı zamanda okurken Halikarnas Balıkçısı'nın Anadolu Tanrıları teorisinin doğruluğunu da anlayabildiğimiz, yazarının bir yere kadar kitabın başkahramının kaderini yaşadığını bildiğimiz bir tragedya kendisi. Kitaptan da bahsecek olursam, Yunan kökenli olmasına rağmen çeşitli nedenlerle Anadolu'nun bağrında yaşamış ve kendisine tapılması(saygı duyulması/Tanrı olarak kabul edilmesi) için geri Yunanistan'a gelmiş Dionysos. Şarap özelinde konuşulsa da alkolün insan bünyesindeki genel sonucunu göstermek için de birebir olduğunu düşünüyorum bu tragedyanın. İyisiyle kötüsüyle her şeyi içinde barındırıyor. Tragedyanın sonlarından da çıkarılacak güzel dersler var. Mesela gerçekte her koyunun kendi bacağından asılmadığı gibi. Bu konu aynı zamanda dinlerin ortak noktalarına dikkat ederek okuyan benim, oldukça dikkatimi çekti. Çünkü bu durumu İslam'daki 'emr-i bil ma'rûf ve nehy-i anil münker'e çok benzettim. İslam'daki bu emre göre her Müslüman diğer bir Müslümanı iyiliğe yönlendirmeli ve kötülükten uzaklaştırmalıdır. Tragedyada ise bir karakterimiz kendi doğru bildiğini yapıp yanlış yaptığını düşündüğü kişiyi doğruya döndürmek için fazla uğraşmıyor ve sonunda o da cezalandırılıyor. Bunların ötesinde kısacık ve
Edebiyat
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
8/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 04:00
Ben bir çırpıda okurum dedim ama bir nevi kavramsal eğitim olmus bir trajedi oyunu. Oyunda Teb kralı Pentheus ve Dionysos'nun (zeus 'un oğlu) teyzelerinin de yaydığı bir dedikodu var. Dionysos'nun zeus' un olmadığına dair. Bu intikam ateşi ile Teb'e gelerek ben tanrıyım havalarında geliyor şehre. Tabi öfkesinin sebeblerinin tek olmadığını da anlıyor Dionysos. Oyun sonu kraldan öç alması ile de bitiyor. Din konusunu hem övmüş hem eleştirmiş bu yüzden zıtlıklar fazla oyunda. İyi okumalar
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
8/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2021 114. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2021 18:13
Anadolu kökenli şarap ve eğlence tanrısı Bakkhus( Dionysos/ Baküs), Helenler ( Yunanlılar) tarafından çoğunlukla küçümsenmiştir. Helen tanrılarıyla aynı kulvarda görmezler Dionysos'u. Dionysos; İran, Anadolu, Mısır, Mezopotamya ve hatta Arabistan'da binlerce yıl boyunca insanların en çok önemsediği tanrılardan biri olmuştur. Thebai Kralı Penteus esriklikle kadınları yoldan çıkaran Dionysos'a Savaş açar ve bu savaşı kaybedeceğinden haberi yoktur. Dionysos'un şarap ve şehvet de böyle diye kadınlar( Bakkhalar) , en nihayetinde Dionysos'un bir Helen tanrısı olarak kabul edilmesini sağlar. Şehvetperest, ayyaş, kaprisli tanrı Dionysos ve onun sadık havarileri Bakkhalar, Yunanlılaştırılmış İsa tasavvurunun da kaynağı olur. Euripides, hemen hemen tüm tragedyalarında tanrıları öfkelendiren bir insanın aile bireyleri tarafından öldürülmesi konusunu işler.
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
3/10
·74 syf.··
2025 26. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 09:27
Zevk tanrılarından biri olan Dionysos , tanrı Zeus'tan olmadır. Fakat annesine bu hususta iftira atılmıştır ve Dionysos'un tanrı çocuğu olmadığı hakkında iddialar konuşulur. Dinini ayinlerini kısacası öğretilerini insanlara öğretmek için kendi toprağı Thebai şehrine geri dönen Dionysos, tanrı suretinden insan suretine bürünür. Bu süreçte ona inanmak istemeyen ve onunla rekabet etmeye hazır Thebai'nin insan kralı Pentheus de yer alacaktır. Dionysos annesi Agaue'nin mezarının üzerindeki sönmeyen ateş üzerine ona atılan iftiradan kurtulabilecek midir ve kendi öğretilerini Kral Pentheus'a rağmen insanlara tebliğ edebilecek midir ?
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
8/10
·74 syf.··
2025 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 22:34
Gizli Tarih okuduktan sonra etkilenip hemen bu kitabı alıp okudum. Olayların oluşu bakkhalar ayinleriyle bağlantılıydı çünkü ve benim ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu. Fikir edinmek adına kitabı okudum ve gizli tarihteki birçok olayı daha iyi anladım. öncelikle bir şarap tanrısı olduğunu bilmiyordum. Kendimi biraz olsun yunan mitolojisine hakimim sanıyordum ama. Aslında ilyada ile başlamıştım mitolojiye ve bazı terimleri bilmediğim ve uzun olduğu için biraz sıkılmıştım veya bazı yerleri anlamamistim. Yani bildiğim kadarıyla mitoloji icin bir okuma sırası var ama ben direkt bu kitabı okuyarak o sırayı bozdum sanırım): Kitabın konusuna gelecek olursam; kitapta şarap tanrısı dionysosu annesi ölümlü olduğu için zeusun oğlu olarak kabul etmiyorlar. Dionysosta bu halka ders vermek için şarabın gücünü kullanıyor bir nevi. Onun tanrı olduğuna inanmayanları düşkün, delirmiş hale getiriyor. Yani sarhoşluğun bu denli sonuçları olması biraz ürkütücü. Agaue ve Pentheusun durumu da beni çok dehşete uğrattı. Bir annenin oğlunu tanıyamayacak hale gelebilmesi korkunç.
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2025 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 21:58
Bakkhalar Bakkhalar; Euripides’in ölümünden sonra oğlu tarafından sahneye koyulmuş ve şairin başyapıtı olarak kabul edilmiştir. Yalnız Yunan tragedyasının değerli bir örneği değil, aynı zamanda Dionysos dininin de belli başlı belgelerindendir. Eserin sanatta, şiirde ve dinde verimli bir etkisi olduğu söylenmektedir. Konusuna gelecek olursak eser; Tanrı Dionysos ile ona tapınmayı reddeden Thebai kralı Pentheus arasındaki çatışmayı konu alır. *Dionysos; Zeus ile Semele’nin oğlu, şarap,eğlence ve tiyatro tanrısıdır. *Dionysos dininde şarap ile birlikte mest olunduğunda ruh ve tanrı arasındaki duvar kalkarak tanrıya en açık ibadetin yaptığına inanılır. Thabai Kralı Pentheus’un Dionysos’u bir tanrı olarak kabul etmemesi üzerine, Dionysos, kralın annesi Agaue de dâhil olmak üzere kentteki tüm kadınları etkisi altına alarak sarhoş etmiş ve maniadlara dönüştürmüştür. Bundan sonra ise olaylar geri dönüşü olmayan bir şekilde karışmaya başlar… Okuması oldukça keyifli akıcı bir eserdi, tavsiye ederim
BakkhalarEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20101,229 okunma

Yazar Hakkında

EuripidesYazar · 23 kitap
Euripides (Yunanca: Ευριπίδης) (MÖ 480 - MÖ 406), Eshilos ve Sofokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük trajedi şairidir. Düşünce adamı, Atina’lı oyun yazarlarının en büyüğü olan, insanları bekleyen gerçek ve zorlu sorunları ortaya koyarak insanları düşünmeye zorladı. Bernard Shaw gibi Euripides de insanları tedirgin etmiş ve kızdırmıştır. Kutsal değerlere saygısızlık ve kadın düşmanlığıyla suçlanmıştır. Ama yine de üstün şiirsellikle anlatılan düşünceleri dinlenmiştir. Vatanı olan Atina’yı terkedinceye kadar da bu taşlama ve lanetlemelerin ardı arkası kesilmemiştir. Fakat ölümünden sonra bütün tragedya yazarlarının en ünlüsü, en arananı olmuş ve o çağdan bu yana adı ölmez yazarlar arasında yer almıştır. Euripides, M.Ö. 480 yılında Salamis’de doğdu. O tarihte Yunanlarla Pers İmparatorluğu arasında amansız savaşlar yaşanıyordu. Euripides’in anne ve babasına birçok kötü yakıştırma yapılmasına rağmen gerçekte, babası Apollon tapınağı ile ilgili bir görevin mirasçısı zengin bir soydan geliyordu. Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı. Evripides gençliğinde resim üzerine çalışmış ve sanatını sürdürme amacında olmasına rağmen yirmi beş yaşında, tragedya ve şiir yazmak için resmi bırakmıştır. İlk oyunu olan ”Pelias’ın Kızları”, MÖ 455 yılında sahneye konmuş ve Atina halkı o an gökyüzünden yeni bir yıldızın inmekte olduğunun farkına varmıştı. Bu yeni şairin tiyatronun tumturaklı ve ağdalı dilinden çok uzak yalın ve güçlü bir deyişi ve yeni fikirleri de beraberinde getirdiğini anlamıştı. Euripides’in yenilikçi ve korkusuz bir yanı vardı. İlginç olayları anlatırken yeni teknik buluşlar kullanıyordu. En güçlü yönü de gerilim sahnelerindeki başarısı ve her sahnede üstün bir şiirsellik yaratmasıydı. MÖ 438'de Truva Savaşı'nda Akhilleus’un mızrağıyla yaralanan Telephus’un hikâyesini anlattığı oyunda geçen olaylar dizisi ve bunların sahneye uygulanışı Evripides’in gücünü ortaya koyar. Bu oyun, eski Yunan sahne geleneklerine indirdiği darbe nedeniyle de büyük önem taşır. Bir dilenci ilk defa sahici paçavralarla sahneye çıkmıştı. Bu o zamanki izleyici üzerinde şok etkisi yaratmıştı. Oyunun sahneye konmasındaki gerçekçilik, Euripides’in en acımasız eleştirmeni ve Yunan tiyatrosunun en büyük komedi ustası Aristophanes’in saldırı nedenlerinin başında gelir.”Thesmosphoriazusae” adlı komedisinde Aristophanes, Yunan kadınlara, oyunlarında kadın kişilerini sevimsiz gösterdiğinden ötürü Euripides’den intikam almak üzere komplo hazırlatır. Fakat Euripides’in kadınları, tutkularına kapılsalar da, hiçbir zaman sevimsiz değillerdir. Sadece idealleştirilmelerinin yanında yaşayan birer insan oldukları gerçeğini vurgularlar. Euripides ayrıca geçmişin ulu tanrılarının, nasıl yeri geldiğinde hiç de tanrısal olmayan hilelere başvurduklarını açık seçik sahnede ortaya koydu. Bu, çoğu kimsenin tanrılara hakaret olarak algıladığı bir bakış açısıydı. Euripides bir demokrattı, fakat demagoglardan ,büyük bürokratlardan, halkına savaş ve felaket getiren kayıtsız ve kaygısız önderlerden nefret ederdi. ”Yakaranlar” ve ”Truvalı Kadınlar” adlı oyunlarında Sparta ile süregelen savaşın iç karartan izleri görülür. Bu ünlü tragedya yazarının hayatı üzerine söylenebilecek çok az şey olmasına rağmen, Salamis’deki topraklarında yaşadı ve şiirlerini denize bakan bir mağarada yazardı. Mümkün olduğu kadar topluma az karışan, ağırbaşlı ve somurtkan bir adamdı. İnsanlardan uzak seçtiği bu yalnız yaşam, onun tanrılardan nefret eden, toplumla ilişkilerini kesmiş, huysuz, hırçın ve kuşkucu bir kişi olarak tanınmasına yol açmıştır. Euripides bir Atina vatandaşı olarak kendini toplum hayatından büsbütün ayrı tutmamıştır. Orduda görev almış, Magnesia konsüllüğü yapmış ve devlete parasal yardımlarda bulunmuştur. MÖ 408 yılında tanrılara saygısızlık ettiği gerekçesiyle komedi yazarlarının ve halkın saldırılarına maruz kalarak Atina’yı terk etmiş Makedonya kralı Archelaus’a sığınmıştır. Kral tarafından çok iyi karşılanmış ve ölmeden önceki bu on sekiz ayını huzur ve barış içinde yaşamıştır. Ölüm nedeni çelişkilidir , kimi söylentilere göre saraydaki kıskanç kişiler tarafından av köpeklerine parçalatılmıştır. ”Bacchae” adlı oyunu ölümden sonra sahnelenmiş ve ödül almıştır. Euripides’in kendi izinden giden üç oyun yazarı oğlu ölümünden sonra babalarının oyunlarını sahnelemişlerdir. Euripides’in 80-90 tragedyası olduğu bilinmesine rağmen günümüze yalnız 18 tanesi erişebilmiştir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Euripides