I.
İlk görüşte aşık olmaya inanır mısınız? Ben inanırım; zira aşkın tabiatı bunu gerektirir. Aşık olmak, tanımaktan geçmez; eğer tanınmaktan geçseydi muhtemelen dünyada şu an bir tane bile insan bulunmazdı. Bu özel durumu insanlar tarih boyu, körlük ile özdeşleştirerek izah etmiştir. Aşkın sembolü kalptir, bu pek manidardır: eğer salt beyin devrede olsaydı yine şu an dünyada tek bir insan bulunmazdı. Aşık insan düşünmez, yapar; maşuk insan düşünmez, bekler. Bunlara bakan ozan ise ya lirini ya da sazını dillendirir; edebi eserlerin pek çoğunun temeli işte buna dayanır.
Aşık olmak insanın önünde engin bir ufuk açar; olanca hızıyla koşmak koşmak ister ama bir türlü sonuna gelemez insan, ama pes etmez ki varamadıkça daha şevke gelir. Aşık olmak başlı başına ilhamdır; kimisi Musalar der kimisi melekler yahut cinler ancak şu bir gerçek ki, insanın zihnindeki pınarları coşturup kalemden kağıda akıtan hep aşk olmuştur.
İnsan hem aşkı sever hem de ondan nefret eder. İlkinin izah ettik sayılır, ikincisinin temelinde ise aklın devre dışı kalması nedeniyle düşülen durumlardan dolayı beynin acil çıkış kapısını açması bulunur; kimisi kullanır bu kapıyı kimisi ise bir kapıya bakar bir de aşık olduğu kişiye, sonra da aşık olduğu kişiye doğru yürümeye devam eder.
İşte, Argonautlar Yunanistan'daki İolkos krallığından altın post için Karadeniz'deki Kolkhis krallığına ayak bastıklarında Kral Aietes'in Güneş Soylu büyücü kızı Medeia da İason'u görüp ilk anda aşık oldu ve ona doğru yürümeye başladı, sonra da ona bir teklifte bulundu: eğer kendisi ile evleneceğine dair söz verirse, babasının altın postu vermek için yerine getirilmesini beklediği görevde ona yardımcı olacağının garantisini verir. İason bu teklifi kabul eder; zira, babasının tekrar tahtına kavuşmasının yolu, altın posttan