Psyche

Psyche
@Nolimetangere
Sabitlenmiş gönderi
Benim içimde de, daima var olacağını zannettiğim birçok şey yok oldu, onların yerini alan yenileri ise, o sırada tahmin edemeyeceğim yeni üzüntülere ve yeni mutluluklara yol açtılar; buna karşılık, eski üzüntülerimi ve mutluluklarımı da şimdi anlamakta güçlük çekiyorum.
Sayfa 40
Reklam
... zaten bir konuşmada yer alan hareket, söz ve olay bolluğu içinde, şüphelerimizin gelişigüzel aradığı bir gerçeği gizleyen unsurlar, kaçınılmaz olarak, hiç dikkatimizi çekmeden geçip giderler; bizim üzerinde durduğumuz ayrıntılar ise, aksine ardında hiçbir şey gizlemeyen ayrıntılardır.
Sayfa 263
Çünkü Swann’ın yaşında insanın felsefesi, artık gençliğindeki felsefesinden farklıdır, –ayrıca Swann’ın şimdiki felsefesi, dönemin felsefesiyle ve Swann’ın uzun süre içinde yaşadığı muhitte (yani Laumes Prensesi’nin, zekâyı şüphecilikle ölçen, her insanın kendi zevkinden başka hiçbir şeyi gerçek ve tartışılmaz kabul etmeyen yakın çevresinde) geçerli olan felsefeyle de destekleniyordu– deneysel, neredeyse tıbbi bir felsefedir bu; insanlar bu yaşta özlemlerini dışa vurmak yerine geride bıraktıkları yılların, kendi içinde tipik ve kalıcı sayabilecekleri birtakım sabit alışkanlıklarla tutkulardan oluşan tortusunu ayırmaya çalışırlar ve seçtikleri hayat tarzının her şeyden önce bu alışkanlıkları ve tutkuları tatmin etmesine bilhassa özen gösterirler.
Sayfa 262
Swann bu sözlerde, hazırlıksız yakalanan yalancıların uydurdukları hikâyeyi gerçeğe benzetmek için yalanlarına ekledikleri doğru ayrıntıyı derhal tanıdı. Odette açıklamak istemediği bir şey yaptığında, onu benliğinin derinliklerine gizliyordu şüphesiz. Ama yalan söylemeye niyetli olduğu kişiyle karşı karşıya geldiği anda heyecana kapılır, kafasından bütün düşünceler silinip gider, uydurma ve mantık yürütme melekeleri felce uğrardı; kafasında bir boşluk oluşurdu, ama bir şeyler söylemesi gerektiği için, önüne çıkan tek şeye, yani gizlemek istediği ve doğru olduğu için de tek başına orada kalmış olan şeye sarılırdı. Bu gerçeğin kendi başına bir önem taşımayan küçük bir parçasını arayıp bulur, aslında böylesinin daha iyi olduğunu, bu doğrulanabilir ayrıntının uydurulmuş bir ayrıntı kadar tehlikeli olmadığını düşünürdü. “Bu kadarı doğru hiç değilse, kâr kârdır, isterse araştırsın, doğru olduğunu öğrensin, beni ele verecek olan bu ayrıntı değil” derdi kendi kendine. Oysa yanılıyordu, onu bu ayrıntı ele verirdi; Odette farkında değildi ama, bu gerçek ayrıntının köşeleri, ancak içinden keyfi biçimde koparıldığı ayrıntılar bütününe oturabilirdi; bu gerçek ayrıntı hangi uydurma ayrıntıların arasına yerleştirilirse yerleştirilsin, o bütünün bir parçası olmayacağı için, doldurulamayan boşluklar ve sığdırılamayan fazlalıklar onu mutlaka ele verecekti. “Zili çalıp cama vuruşumu işittiğini, benim geldiğimi tahmin ettiğini ve beni görmek istediğini itiraf ediyor” diyordu Swann kendi kendine. “Ama bu, kapının açılmadığı gerçeğiyle bağdaşmıyor.”
Sayfa 261
kıskançlığıyla onu aşırı derecede sevdiğini göstermediği için mutluydu; iki sevgiliden birinin aşırı derecedeki sevgisini göstermesi, diğerini yeterince sevmekten temelli bağışık tutar.
Sayfa 258