Yunan mitolojisindeki üç cadıdan biri olan Medea aslında bir yanıyla bir mülteci hikayesidir. Kafkasya'daki topraklarından kendisinden epey genç kocasının peşinde Yunanistan'a gelir. Akıllı, bilgili
Tragedya türünde okuduğum ilk eser, bu türe çok doğru bir kitapla başladığıma emin oldum son sayfayı bitirirken. Sürükleyici bir hikaye ve mükemmel bir metin.
İhanet eden kocası İason'dan intikam almak için çocuklarını öldüren bir kadın Medea. Çok sevdiği birini kaybettiği için yokluğu onun için çok büyük olduğundan dayanamıyordu o da yokluğunu kin ve öfkeyle doldurdu. İntikam planını hayata geçirdikten sonra iş işten geçmişti, intikam alınmış ölenler ölmüştü. Kocası İason'un -çocuklarının ölüsüyle karşılaşınca- yaşadığı pişmanlık kendi kibri kadar büyüktü. Ve o pişmanlık kendisinde bir yara izi gibi kaldı. Artık İason için çocuklarını hatırlaması en büyük üzüntüsü ve cezasıydı. Medea, şüphesiz İason için bir lanetti.
Çok sorguladığım, çok kızdığım bir öykü anlatılıyor. Okurken Medea sakın yapma der gibi okuyordum. Sonu başından belli bir öyküyü bu kadar teatral ele almış biri Euripides. Çok başarılı ve çok tartışılacak bir eser. Nitekim kendi zamanında da eleştirilmiş. Tragedya severler için mutlaka okunması gereken bir eser "Medea"
Antik Yunan dünyasının en iyi tragedia yazarlarında biri olan Euripides’in başeserlerinden biridir Medea.
Trajik olması ve varoluşçu izler taşıması bakımından okunmaya ve incelenmeye değer bir
Medea Çok güzeldi ilgiyle okudum. Kitap tamamıyla bir tiyatro oyunu tadında yazılmış.
Aldatılan, intikam ateşiyle kendini yakan bir kadın Medea. Aşkı uğruna herşeyini feda eden ancak ihanete uğrayan bir kadının, kocası Liosan'dan aldığı dehşet verici intikamı konu alıyor. Öfke, ihanet, intikam, temaları çok güçlü işlenmiş." her şeyim olan adam-bundan eminim- erkeklerin en kötüsü çıktı." Enfes tadımlık bir tiyatro eseri okudum. Euripides 'in anlatımının müthiş kuvvetli olması, ve zaten kısa olması kitabı bir çırpıda bitirmemi sağladı. :)) Okuyacaklara son derece tavsiye ederim... Keyifli okumalar.
MedeaEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,451 okunma
Medea, aşkı uğruna her şeyini feda eden bir kadının ihanete uğramasıyla kocasından intikam almasını konu alan bir tragedyadır. ufak bir spoiler vermem gerekirse, kocası Iason'dan intikam almak için kendi öz çocuklarını gözünü kırpmadan öldüren Medea'nin trajik hikayesini anlatan bir oyundur.
Günümüzden 2500 sene önce Antik Yunan'da her yıl yapılan Dionysos şenliklerinde üçüncülük kazanan bir tragedya eseridir. Euripides'in yazdığı bu eseri, felsefeye ve tarihe meraklı okurlara tavsiye ederim.
Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
MedeaEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,451 okunma
'Sahnelerin felsefecisi' Euripides, her ne kadar kendi yolunu yürümeye gayret etse de, Aiskhylos ve Sophokles'in gölgesinde kalmış bir tragedyacı. Sık sık düzelenen oyun yarışmalarında birinci ve ikinciliği çoğunlukla bu ikisine kaptırmış. Oyunlarının ve kendisinin itibarının kendi döneminde fazla olmaması ve fazla rağbet görmemesini Aristophanes'e bağlayanlar var.
20 yaşında yazmaya ve oynatmaya başladığı komedilerle Aristophanes az diline dolamamış sahnelerin filozofunu, tıpkı zamanın büyük felsefecisi Sokrates'te yaptığı gibi. Kıymeti sonradan takdir edilse de, yazık olmuş yazarımıza biraz.
Hikaye bir kadının kıskançlık kaynaklı kocasından aldığı intikamı konu ediniyor.
Kocası tarafindan evlenerek 'barbarlıktan' kurtarılıp Yunan kültürüyle medenileşen (!) karısından iki erkek çocuğu sahibi koca, yeni yerleştikleri beldede hüküm süren kralı ve kızını gözüne kestirir ve damat adayı olmaya kadar girer gözlerine. Maksadı soylu bir evlilik yapıp çocuklarının geleceğini kurtarmaktır. Ama karısı bunu kaldıramaz, terk edilmek ve ortada kalmak kocasının canını her pahasına yakmak arzusuyla doldurur içini.
Bu kitapla Yunan trageyasının üç babası Aiskhylos, Sophokles ve Euripides ile en az bir oyunlarını okuyarak tanışmayı sağlamış oldum. Vakit buldukça tüm oyunları okumaya çalışacağım. Genel kültür gelişimi için bunu herkes için şart goruyorum.
Kitapla kalin...
MedeaEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,451 okunma
ANTİK ÇAĞDA GÜCÜN SİMGESİ ALTIN POST İLE MODERN VE FEMİNİST BİR ÇIĞLIK; MEDEA
MÖ 431 'de Büyük Dionysia bayramında Euripides'e üçüncülük getiren Medea trajedisi, Antik Yunan tragedyalarının en
Hikâyenin başını bilmeden bence bu kitabı okumak çok yüzeysel bir okuma olur. En kısa haliyle şöyledir hikâyenin başı: İolkos şehrinde tahtı hak etmeyen Pelias adında zalim bir kral yaşamaktadır.
“**antikitenin en modern, en çağdaş tragedyası olarak nitelenen Medea”
O dönemde sergilenen ve begenilen üc eserden biri ve tragedyanın doguş eserlerinden biri olması bakımından antikitenin modern tragedyası sayılıyor.
Adamın kuma getirmesine mi şaşayım,
kadının çocuklarını kıskançlık yüzünden katletmesine mi?
**Antikite: M.Ö. 6. yüzyıl ile M.S. 3. yüzyıl (veya MS 476 Batı Roma'nın çöküşü) arasında, özellikle Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının kültürel, sanatsal ve siyasi hakimiyet sürdüğü döneme verilen addır.
MedeaEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,451 okunma
Euripides (Yunanca: Ευριπίδης) (MÖ 480 - MÖ 406), Eshilos ve Sofokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük trajedi şairidir. Düşünce adamı, Atina’lı oyun yazarlarının en büyüğü olan, insanları bekleyen gerçek ve zorlu sorunları ortaya koyarak insanları düşünmeye zorladı. Bernard Shaw gibi Euripides de insanları tedirgin etmiş ve kızdırmıştır. Kutsal değerlere saygısızlık ve kadın düşmanlığıyla suçlanmıştır. Ama yine de üstün şiirsellikle anlatılan düşünceleri dinlenmiştir. Vatanı olan Atina’yı terkedinceye kadar da bu taşlama ve lanetlemelerin ardı arkası kesilmemiştir. Fakat ölümünden sonra bütün tragedya yazarlarının en ünlüsü, en arananı olmuş ve o çağdan bu yana adı ölmez yazarlar arasında yer almıştır.
Euripides, M.Ö. 480 yılında Salamis’de doğdu. O tarihte Yunanlarla Pers İmparatorluğu arasında amansız savaşlar yaşanıyordu. Euripides’in anne ve babasına birçok kötü yakıştırma yapılmasına rağmen gerçekte, babası Apollon tapınağı ile ilgili bir görevin mirasçısı zengin bir soydan geliyordu. Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı. Evripides gençliğinde resim üzerine çalışmış ve sanatını sürdürme amacında olmasına rağmen yirmi beş yaşında, tragedya ve şiir yazmak için resmi bırakmıştır. İlk oyunu olan ”Pelias’ın Kızları”, MÖ 455 yılında sahneye konmuş ve Atina halkı o an gökyüzünden yeni bir yıldızın inmekte olduğunun farkına varmıştı. Bu yeni şairin tiyatronun tumturaklı ve ağdalı dilinden çok uzak yalın ve güçlü bir deyişi ve yeni fikirleri de beraberinde getirdiğini anlamıştı.
Euripides’in yenilikçi ve korkusuz bir yanı vardı. İlginç olayları anlatırken yeni teknik buluşlar kullanıyordu. En güçlü yönü de gerilim sahnelerindeki başarısı ve her sahnede üstün bir şiirsellik yaratmasıydı. MÖ 438'de Truva Savaşı'nda Akhilleus’un mızrağıyla yaralanan Telephus’un hikâyesini anlattığı oyunda geçen olaylar dizisi ve bunların sahneye uygulanışı Evripides’in gücünü ortaya koyar. Bu oyun, eski Yunan sahne geleneklerine indirdiği darbe nedeniyle de büyük önem taşır. Bir dilenci ilk defa sahici paçavralarla sahneye çıkmıştı. Bu o zamanki izleyici üzerinde şok etkisi yaratmıştı. Oyunun sahneye konmasındaki gerçekçilik, Euripides’in en acımasız eleştirmeni ve Yunan tiyatrosunun en büyük komedi ustası Aristophanes’in saldırı nedenlerinin başında gelir.”Thesmosphoriazusae” adlı komedisinde Aristophanes, Yunan kadınlara, oyunlarında kadın kişilerini sevimsiz gösterdiğinden ötürü Euripides’den intikam almak üzere komplo hazırlatır.
Fakat Euripides’in kadınları, tutkularına kapılsalar da, hiçbir zaman sevimsiz değillerdir. Sadece idealleştirilmelerinin yanında yaşayan birer insan oldukları gerçeğini vurgularlar. Euripides ayrıca geçmişin ulu tanrılarının, nasıl yeri geldiğinde hiç de tanrısal olmayan hilelere başvurduklarını açık seçik sahnede ortaya koydu. Bu, çoğu kimsenin tanrılara hakaret olarak algıladığı bir bakış açısıydı.
Euripides bir demokrattı, fakat demagoglardan ,büyük bürokratlardan, halkına savaş ve felaket getiren kayıtsız ve kaygısız önderlerden nefret ederdi. ”Yakaranlar” ve ”Truvalı Kadınlar” adlı oyunlarında Sparta ile süregelen savaşın iç karartan izleri görülür. Bu ünlü tragedya yazarının hayatı üzerine söylenebilecek çok az şey olmasına rağmen, Salamis’deki topraklarında yaşadı ve şiirlerini denize bakan bir mağarada yazardı. Mümkün olduğu kadar topluma az karışan, ağırbaşlı ve somurtkan bir adamdı. İnsanlardan uzak seçtiği bu yalnız yaşam, onun tanrılardan nefret eden, toplumla ilişkilerini kesmiş, huysuz, hırçın ve kuşkucu bir kişi olarak tanınmasına yol açmıştır.
Euripides bir Atina vatandaşı olarak kendini toplum hayatından büsbütün ayrı tutmamıştır. Orduda görev almış, Magnesia konsüllüğü yapmış ve devlete parasal yardımlarda bulunmuştur. MÖ 408 yılında tanrılara saygısızlık ettiği gerekçesiyle komedi yazarlarının ve halkın saldırılarına maruz kalarak Atina’yı terk etmiş Makedonya kralı Archelaus’a sığınmıştır. Kral tarafından çok iyi karşılanmış ve ölmeden önceki bu on sekiz ayını huzur ve barış içinde yaşamıştır. Ölüm nedeni çelişkilidir , kimi söylentilere göre saraydaki kıskanç kişiler tarafından av köpeklerine parçalatılmıştır. ”Bacchae” adlı oyunu ölümden sonra sahnelenmiş ve ödül almıştır.
Euripides’in kendi izinden giden üç oyun yazarı oğlu ölümünden sonra babalarının oyunlarını sahnelemişlerdir. Euripides’in 80-90 tragedyası olduğu bilinmesine rağmen günümüze yalnız 18 tanesi erişebilmiştir.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Euripides