Aşk acısı çektiğinizi en kolay saatlerin güneşte eriyen peynirler gibi uzayışından anlarsınız. Bir de tabii o geçmek bilmeyen vakit boyunca ne düşündüğünüzden.
Bütün aptal aşıklar aşkın kendilerine has olduğuna inanırlar. Onlara sorsanız daha evvel kimse o cümleyi kurmamış, o şarkıyı dinlememiş, o yağmurun altında el ele yürümemiştir.
Söylenmedik söz, okunmadık şiir, dinlenmedik şarkı kalmadığını, içinden geçtikleri her minik an ve his kırıntısının dünya dönmeye başladığından beri yaşandığını, döndükçe de tekrarlanacağını, yani pek de öyle hususi sayılamayacağını bilmez, yahut bilmezden gelirler.