İnsan mutluluktan ağlar, üzüntüden ağlar, sinirden ağlar. Bir duygu, içimizde tutamayacağımız kadar çoğalınca gözyaşlarıyla kendini dışarı atar.
Gözyaşları taşan duyguları anlatır. İnsanın en doğal ifade şekillerinden biridir. Ama sürdüğümüz yaşam biçimi, doğal olan pek çok şeye zarar verdiği gibi gözyaşlarımızın doğallığıyla da oynadı.
Çok ağlar ya da hiç ağlamaz olduk.
Neden hiç ağlamayız, ağlayamayız? Çünkü duygularımızdan korkarız, hissetmekten kaçarız.
Neden çok ağlarız? Hissettiğimiz duygularla ne yapacağımızı bilemediğimizde, duygularımızla baş edebilmek için kendi gücümüze güvenemediğimizde çok her yerde ağlarız, gözyaşlarımız dinmez olur. Olur olmadık yerde gözlerimizden akan yaşlar bizi zor durumda bırakır, acizliğimize kızar, daha çok ağlarız.
Oysa duygularınızı akışına bırakırsanız, gerektiğinde gözyaşlarınıza izin verirseniz kendinizi daha güçlü hissedersiniz.
Gözyaşlarından korkmayın. Gözyaşları acizlik ya da zaaf değildir. İnsan olduğunuzun ve hissedebildiğinizin göstergesidir.