Kanunların alkole izin verdiği, ülkenin polislerinin sarhoşları korumaya alıp güven ve huzur içinde evlerine ulaştırdığı bir düzende hatiplerin her cuma günü minbere çıkıp da "Ey iman edenler ! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz" demelerinin elbette ki, bir faydası ve hiçbir kıymeti yoktur. İşte bu sebepledir ki, Kur'anî öğretiler, yönetimin otoritesi olmaksızın tam olarak uygulanamaz ve yine aynı sebepledir ki, yönetim, dinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bundan dolayı, Müslüman ruhi yönünü iyileştirmekle ilgilendiği gibi, yaşadığı ülkenin yönetimini iyileştirmeklede sorumludur.