Kader çizgilerinin hepsi düz değildir. İnsanın önünde dümdüz caddeler gibi açılıp gelişmez; çıkmaz sokakları vardır, kör düğümleri vardır, karanlık dönemeçleri, birçok yola açılan korkunç dört yol ağızları vardır. Jean Valjean şu anda yoldaki kavşakların en tehlikelisinde mola veriyordu.
İyiyle kötünün son yol ayrımına gelmişti. O kapkaranlık kesişme noktası gözlerinin önündeydi. Daha başka acıklı olaylarda olduğu gibi bu sefer de önünde iki yol açılıyordu; biri çekici, öbürü korkunçtu. Hangisini seçmeliydi?
Nedendir bilinmez, her durumda çevresine yaydığı neşeli sesler de cabası. Saatleri göstermekten başka bir marifeti olmayan bu kötü kadran, bu kadar şeye değer mi?