Bu pis yağ yüzünden Tanrı'nın elleri hep yağlı, kara. Onun yerinde olsam daha sade davranır, makinemi durmadan yeniden kurmazdım; insan soyunu daha açık, daha dolaysız şekilde yönetir, olayların örgüsünü, hiç iplik koparmadan, ilmek ilmek örerdim; asla hin-i hacette kullanılacak bir sey bulundurmaz, hiçbir olağandışı repertuara başvurmazdım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanırım öyle, diye karşılık verdi. Bu demektir ki, elbisemle ben iyi anlaşıyoruz. Bedenimin bütün kivrimlarını almıştır o, hiç rahatsız etmez beni, kalıp gibi oturmuştur bütün biçimsizliklerime, bütün hareketlerime karşı hosgörülüdür; beni sicak tutmasa, onun varlığının farkına bile varmayacağım. Eski elbiseler, eski dostlar gibidir aynen.
Ne var ki, manevi ufka set çeken ve adına adalet, hikmet, akıl ve hukuk denen o yüce dağlardan kopup gelen; idealin en temiz en saf karlarından meydana gelmiş olan ihtilal, kayadan kayaya uzun bir düşüşten, gökyüzünü olanca berraklığı içinde yansıtırlar ve zafer yolunda tantanalı yürüyüşü sırasında yüzlerce kolla beslenip büyüdükten sonra, bazen, birdenbire burjuvazinin bir camurlu su çukuru içinde kaybolup gider; tıpkı Ren Nehri'nin bir bataklıkta kaybolması gibi.