İslam medeniyet tasavvuru kendi değerler sistemine göre akla ve duyguya bir biçim verir. Ve içgüdüyü yani nefsi sınırlandırır ve ıslah eder.
Bu biçim veriş ve sınırlandırma ve ıslah ediş, İslam Medeniyet tasavvurunun ahlak sistemine göre yapılır. İslam medeniyet tasavvurunun ahlak sistemi nefse sınır koyar ve onu arındırma yolunda terbiye eder. Bilgiyi ve tefekkürü zihnin açılması ve gelişmesi için teşvik eder. Sanatı da duygu alanını beslemek üzere göreve çağırır.Bu tasavvur da varlığa duygunun tecelli alanı olan kalp hâkimdir. Bu tasavvura göre, eğitilmiş insan hayata kalbin mürüvveti olan muhabbet ve Merhamet ile yaklaşıyor.Ancak bu tür insanın varlığında, kalbi yalnız bırakmamak gerekmektedir. Ona hayat yolculuğunda destek verecek olan yardımcıları bilgi ve hikmetle eğitilmiş zihin ve sınırlanmış ve arındırılmış nefistir. Sanat vücut ikliminin padişah olan, kalbi besleyen, en önemli kaynaklardan bir tanesidir.
İnsan bu alemde bir seyyahtır.
Hayatın başından sonuna kadar geçen süre içinde insan, zaman ve mekan değiştirerek bazen uzun, bazen kısa bir yolculuk yapar.
İslam Medeniyet tasavvuru, değerleri ve ilkeleri aynı kalmak şartıyla her dönemde farklı yorumlanıp kurallara bağlanmış ve bu kurallara göre davranış biçimleri üretilerek, yaşanır hale getirilmiştir.