It matters not how strait the gate,
How charged with punishments the scroll,
I am the master of my fate,
I am the captain of my soul.
-W. ERNEST HENLEY
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayat sadece bir koşturmacadan ibaretti. Ay sonu nasıl gelecek? Sevdiğim çocuk bugün bana göz kırptı. Şu ayı da atlatayım, her şey düzene girecek! Kızım şu sınavı atlattığında çok rahatlayacağım. Herkes yaşamlarına kendilerine göre değer biçiyordu. Farklı kelimelerin oluşturduğu farklı, karmaşık hayatlar... Aslında her şey yanı başımızdan geçip gidiyordu ve arkaya bakma gereği bile duymuyorduk. Sonra hayat aniden bitiyordu. Sen ne zaman bittiğini bile anlayamadan Azrail’in soğuk nefesiyle tanışıyordun. Ya da belki tanıştırılıyordun.
İnsanlar tuhaf yaratıklardı. Öyle çabuk unutuyorlardı ki! Bu şaşırtıcı derecede bir hızdı. Televizyonda bir genç kızın tecavüzünün ardından gelen ölümüne kanlı gözyaşları dökebilirken, bir an sonra başka bir olayla bir anda unutabiliyorlardı. Ya da belki gerçekten unutmuyorlardı fakat üzerini çok çabuk örtebiliyorlardı.
Sen hastalıksın. Benim hastalığım.
Sana baktım. O anda bana işledin. Sonra yavaş yavaş içime yayıldın. Görmeyeceğim dedim. Görmeye geldim. Bakmayacağım dedim. Ama baktım. Bu son dedim. Fakat aslında hiç sonum olmadın.
Bilmediğim, başlangıcım olduğundu.