°•. ƝazƖı .•°

°•. ƝazƖı .•°
It matters not how strait the gate, How charged with punishments the scroll, I am the master of my fate, I am the captain of my soul. -W. ERNEST HENLEY
Öğrenci
Ankara
1692 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
"Cinsellik Kafasızların Sığınadır.
8/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2020 09:16
Erkek Doğrama Cemiyeti ManifestosuErkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu çeşitli başlıklar altında toplanmış erkeklerin kanını donduracak türden maddeler, çok kaba ve iddialı yorumlar içeren bir metindir. Korkunç kin ve nefretin dışa vurumu olarak değerlendirebileceğim bu kitabın yazılış hikayesi, sebebi acaba nedir? Bu olumsuz duygulara sebep nedir? Okuduğum yüzlerce kitap üzerine diyebilirim ki; ben böyle kötücül bir metne daha önce hiç denk gelmedim. Kafamda oluşan soruların cevaplarını bulmak için Valerie SolanasValerie Solanas’ın hayat öyküsünü araştırdım, onlarca sayfa okudum. Bu okumalar, araştırmalar neticesinde, şahsi düşüncelerim ve yaşantım ile hiçbir benzerlik göstermeyen çok çok farklı bir bilinç ve hayat hikayesi ile karşılaştım. Sizinle paylaşmak istiyorum, ama yine de çok etkim altında kalmadan kitap değerlendirmesini de kendiniz yapın diyorum. Tam şurada, asıl konumuza geçmeden önce küçük bir not düşmek istiyorum; Dünyada Radikal Feministlerin el kitabı olarak kabul gören bu metne Türkiye'deki feminist çevrelerin ne kadar ilgi gösterdikleri konusunda ne bir bilgi ne bir yorum bulamadım. Ama eğer yazılanları uygulamaya koyarlarsa vay erkeklerin haline…  -“Bu toplumda hayat, en iyi halinde bile can sıkıntısından ibaret olduğundan, toplumun hiçbir tarafı kadınlara uygun olmadığından, uygar kafalı, sorumlu, heyecan arayan dişilere, hükümeti yıkmak, para sistemini bertaraf etmek, her alanda otomasyonu kurumlaştırmak ve eril cinsi yoketmekten başka çare kalmıyor.” -“Artık erillerin (hatta dişilerin) katkısı olmaksızın üremek ve yalnızca dişiler üretmek teknik olarak mümkün. Hemen bunu yapmaya başlamalıyız. Eril olmak kifayetsiz olmak, duygusal olarak sınırlı olmak demektir; erillik bir noksanlık hastalığı, eriller de duygusal
Felsefe
Erkek Doğrama Cemiyeti ManifestosuValerie Solanas · Sel Yayıncılık · 20181,599 okunma
°•. ƝazƖı .•°
İncelemenizi okurken resmen kanım dondu. Yazarı bir kadının yaşayabileceği en kötü şeyleri yaşamış ve dışarıda böyle bir çok insanın yaşadığı düşününce insanın erkek düşmanı olmama gibi olasılığı yok. Ne yazık ki toplum bizim adımıza kararlar veriyor bize değerler biçiyor ve biz kadınlar bu kararları bu değerleri karşılamayınca ağır eleştiriler ağır yaptırımlarla karşılaşıyoruz. Erkek çalışır ekmek getirir, kadın doğurur çocuklarına bakar. Erkek aldatır normaldir doğasında vardır, ama kadın yapsa ... Kitabın içeriğinden çok yazarın hayatı ilgimi çekti, o nedenle kitabı tez zamanda okumayı düşünüyorum , böylesine güzel ve incelikle yazılmış incelemeniz için teşekkür ediyorum, eminim benim gibi okuyan herkesin dikkatini çekmiştir. Ellerinize sağlık.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Yakında bitecek. Çok yakında.” İçinden söylediklerinin doğru olması için dua ediyordu
°•. ƝazƖı .•°
İnşallah yakında biter ...
Millet olarak ders çıkarmalıyız. İbretlik...
İsveç Neden Refah Seviyesi En Yüksek Ülkelerden Biridir? Neredeyse "refah" kelimesi duyulduğu anda akıllara gelen ilk imgelerden biri İsveç. Peki neden? Türk asıllı bir İsveç vatandaşı Ekşi Sözlük'te konuyu çok güzel tasvir etmiş: "İsveç, vatandaşı olduğum ülkedir. İsveç'te refah seviyesi yüksektir, ama bu sandığınız sebeblerden değil. İsveç'teki refah seviyesinin sebebi İsveçlilerin çok para kazanmasından çok isveçlilerin aşırı derecede tutumlu olması ve hesaplarını bilmeleridir. Türkiye'de tam tersi bir durum var. Mesela son yıllarda ülkemizde "serpme kahvaltı" modası başladı ve bir çok beyaz yakalı haftasonları boğaz manzaralı kahvaltıcılara gidip 2-3 günlük maaşını tek öğünlük yemeğe veriyor. Bunu bir isveçliye söyleseniz kalpten gider. Volvo'da yöneticilik yapan müdürlerin bile evden tost yapıp getirdiği isveç'te insanların dışarıda yemek yemesi için özel bir durum olması gerekiyor. Birinin doğum günü, evlilik yıldönümü, mezuniyet gibi özel günler dışında neredeyse dışarıda hiç yemek yemiyorlar. İşe bisikletle veya toplu taşımayla gidip geliyorlar. Ailenin bir tane ufak bir arabası oluyor ve bunu mutfak alışverişi yapılacağında filan kullanıyorlar. Bir evde sadece oturulan odada ışıklar açık oluyor. Bizdeki gibi evde yalnız otururken "ses gelsin de yalnızlık hissetmeyeyim" diye tv'yi açık bırakmıyorlar mesela. Aldıkları bir paltoyu 10-12 sene boyunca giyiyorlar. Ortalama bir İsveçlinin kıyafet dolabı içerik olarak ortalama bir Türkün dolabının 5'te biri kadardır. Biz bir giydiğimizi bir ay giymeyiz ama isveçliler bu konuda gocunmaz. Gerekirse 3 günde bir aynı gömleği giyerler. bizdeki gibi her sene cep telefonlarını yenilemiyorlar ve yenilediklerinde de ucuz bir model alıyorlar. Bizdeki gibi her 2-3 senede bir araba yenilemiyorlar. Oturdukları evlerin çoğu
°•. ƝazƖı .•°
Bu dediğiniz orta gelirliler için mantıklı fakat dar gelirliler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Açlık sınırı ülkemizde 2 .178 TL, asgari ücret ise 2.325 TL. Elektirikti, suydu, evdi, kirasıydı, borçtu tasasıydı derken zaten biz tutumluluğun da ötesini geçmiş bir milletiz.
Money and things don’t buy happiness—a beautiful heart is far more valuable than anything that can be bought.
Edebiyat
°•. ƝazƖı .•°
I agree ...