Ruhunun derinliklerinde, varlık bir sis gibi yoğunlaşır; her düşünce, kaybolan bir yıldızın ışıksız izine dönüşür. Zamanın solgun gölgesinde, sevda ve hüzün birbirine karışır, ama bir adım daha atmaya cesaret edemez, çünkü varlık bir anı, bir yokluğu, bir kayboluşu yaşar.