Özetle Türkiye, Arap Baharı'nın etkisiyle bölgeselleşen kolektif terörle yüz yüze gelmiş ve Ortadoğu'da aktif olan neredeyse tüm illegal örgütlerin hedef tahtasına oturtulmuştu.
Hakan Fidan'a göre MİT'in odağı içeriden dışarıya doğru kaydırılmalıdır. Fidan, dışarıya yönelişin şu üç temel alanda gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eder: Diplomasi, güvenlik ve ekonomi.
Öte yandan teknik istihbarat hem müstakil bir faaliyet alanı olarak hem de bu üç alandaki istihbari faaliyetleri destekleyici ve tamamlayıcı bir faaliyet alanı olarak geliştirilmelidir.
Türkiye'nin içinden geçtiği bu yıllar (1980'ler) tahkim edilmiş bir vesayet sürecine ve soğuk savaşın bitişine tekabül ediyordu.
Bu sıralarda Hakan Fidan siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, istihbarat, felsefe, teknoloji ve temel İslami ilimler alanında yoğun okumalar yapan bir gençti.
Türkiye'yi kuşatan ulusal, bölgesel ve stratejik gelişmeleri sorgulamaya ve Türkiye'nin karşılaştığı sorunlara çözümler sunmaya elverişli bir entelektüel çevrede yetişmesi de, Fidan'a okuduklarını paylaşma, tartışma ve gözden geçirme imkanı sunuyordu.