•R ︎

•R ︎
@OK_atilamayann
Gök Tanrı'm korusun Yer anam Umay yardımcımız olsun Yer yarılıp otlar çok olsun Evimiz konağımız olsun Ahırı hayvanla, ailesi canla dolsun Türk gençlerinin yolu açık olsun Her zaman Tanrı'm korusun, yardımcımız olsun
Türk mitolojisinde, özellikle Güney Sibirya-Altay Dağları bölgesinde yaşayan Türklerin mitolojilerinde yerin altındaki kötülük tanrısına Erlik Han denir. Ülgen'in oğlu ve Yer-Tengri'nin yeğeni Kayrahan'ın torunu olduğu değerlendirilir. Tengri'ye karşı suç işlediği için yerin altına gönderilmiştir. O da gittiği yeraltı dünyasının en alt katında yeşil demirden yapılmış bir sarayda, gümüş tahtta oturmaktadır. Çok az ışık saçan koyu kırmızı güneşe sahip olduğuna, dokuz semerli boğasının yeraltında var olduğuna inanılır. Ülgen'in yarattığı halka göz koyan Erlik Han amacına ulaşamayınca halkın yemesinin yasak olduğu dallardaki meyveleri onlara yedirterek insanları aldatmıştır. Törüngey ile Ece adlı bir erkek ile kadını kendi yanına çekmiştir. Bu iki kişi cezalandırılıp dünyaya gönderilerek, insan neslini çoğaltmada görevlendirilmiştir. Bundan sonra yeraltında yaşamaya devam eden Erlik Han, kötülüklerin kaynağı gösterilmiştir.
Sayfa 54·Kitabı okudu
•R ︎ isimli okura yanıt verildi
•R ︎
Hakkıcan önemli değil kanki araştırdın sonuçta ☺️ teşekkür ederimmm
Reklam
Türk mitolojisinde, özellikle Güney Sibirya-Altay Dağları bölgesinde yaşayan Türklerin mitolojilerinde yerin altındaki kötülük tanrısına Erlik Han denir. Ülgen'in oğlu ve Yer-Tengri'nin yeğeni Kayrahan'ın torunu olduğu değerlendirilir. Tengri'ye karşı suç işlediği için yerin altına gönderilmiştir. O da gittiği yeraltı dünyasının en alt katında yeşil demirden yapılmış bir sarayda, gümüş tahtta oturmaktadır. Çok az ışık saçan koyu kırmızı güneşe sahip olduğuna, dokuz semerli boğasının yeraltında var olduğuna inanılır. Ülgen'in yarattığı halka göz koyan Erlik Han amacına ulaşamayınca halkın yemesinin yasak olduğu dallardaki meyveleri onlara yedirterek insanları aldatmıştır. Törüngey ile Ece adlı bir erkek ile kadını kendi yanına çekmiştir. Bu iki kişi cezalandırılıp dünyaya gönderilerek, insan neslini çoğaltmada görevlendirilmiştir. Bundan sonra yeraltında yaşamaya devam eden Erlik Han, kötülüklerin kaynağı gösterilmiştir.
Sayfa 54·Kitabı okudu
•R ︎ isimli okura yanıt verildi
•R ︎
Hakkıcan yok yok zahmet etme
Türk mitolojisinde, özellikle Güney Sibirya-Altay Dağları bölgesinde yaşayan Türklerin mitolojilerinde yerin altındaki kötülük tanrısına Erlik Han denir. Ülgen'in oğlu ve Yer-Tengri'nin yeğeni Kayrahan'ın torunu olduğu değerlendirilir. Tengri'ye karşı suç işlediği için yerin altına gönderilmiştir. O da gittiği yeraltı dünyasının en alt katında yeşil demirden yapılmış bir sarayda, gümüş tahtta oturmaktadır. Çok az ışık saçan koyu kırmızı güneşe sahip olduğuna, dokuz semerli boğasının yeraltında var olduğuna inanılır. Ülgen'in yarattığı halka göz koyan Erlik Han amacına ulaşamayınca halkın yemesinin yasak olduğu dallardaki meyveleri onlara yedirterek insanları aldatmıştır. Törüngey ile Ece adlı bir erkek ile kadını kendi yanına çekmiştir. Bu iki kişi cezalandırılıp dünyaya gönderilerek, insan neslini çoğaltmada görevlendirilmiştir. Bundan sonra yeraltında yaşamaya devam eden Erlik Han, kötülüklerin kaynağı gösterilmiştir.
Sayfa 54·Kitabı okudu
•R ︎
Kanki bu kitabı PDF şeklinde mi okuyorsunn?
Türk Kızı
Pınar başına geldi   Bir elinde güğümü;   Çattı yay kaşlarını   Görünce güldüğümü,   Bağlamıştı gönlümü   Saçlarının düğümü.   Bilmiyordum bu örgü   Acaba bir büyü mü?   Sordum: Nerdedir yerin?   Nedir senin değerin?   Yedi kral vurulmuş,   Ne bu ceylan gözlerin?   Hangisine varırsın   Bu yedi ünlü erin?   Şöyle dedi bakarak   Göklere derin derin:   Kralların taçları   Beni bağlar büyü mü?   Orduları açamaz   Gönlümdeki düğümü.   Saraylarda süremem   Dağlarda sürdüğümü.   Bin cihana değişmem   Şu öksüz Türklüğümü...  
Alıntı
•R ︎
youtu.be/8g_jlS3Pq5o?fea...
Davetiye
Ey Benito Mussolini! Ey gayet yüce,   İtalyanlar başvekili muhterem Duçe!   Duydum ki, yelkenleri edip de fora   Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora.   Buyursunlar... Bizim için savaş düğündür;   Din Arab’ın, hukuk sizin, harp Türklüğündür.   Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa   Türk eri de öyle gider kanlı savaşa.   Hem karadan, hem denizden ordular indir!   Çarpışalım, en doğru söz süngülerindir!   Kalem, fırça, mermer nedir? Birer oyuncak!   Şaheserler süngülerle yazılır ancak!   Çağrı Beğ’le Tuğrul Beğ’in kurduğu devlet   İtalyalı melezlerden üstündür elbet;   Bizim eski uşakları al da yanına   Balkanlardan doğru yürü er meydanına;   Çelik zırhlı kartalları göklere saldır...   Fakat zafer, sizin için söz ve masaldır...   Dirilerek başınıza geçse de Sezar   Yine olur Anadolu size bir mezar.   Belki fazla bel bağladın şimal komşuna,   Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna,   Tanıyoruz Atilla'dan beri Cermeni,   Farklı mıdır Prusyalı yahut Ermeni?   Senin dostun Cermanya ya biz Nemse deriz,   Bir gün yine Beç(*) önünde düğün ederiz. Söyle, kara gömlekliler etmesin keder;   Ölüm‐dirim savaşımız bir gün mukadder!   Gerçi bugün eskisinden daha çok diksin;   Fakat yine biz Osmanlı, sen Venediksin!  
Alıntı
•R ︎
youtu.be/n1aXgr5cMIE?fea...
Reklam