Fidanın kalitelisini bulup, toprağın mümbit olanını aramak dururken kazma küreğin sapıyla meşgul olmak niye? Söyleyecek sözün yokken tomarlarla kâğıt desteleyip, bin bir çeşit kalem biriktirmek niçin? Avuçlarını pınarın altına tutup kana kana su içmek dururken, susuzluktan dudakların çatlayasıya kan ter içinde kalarak sürahinin nakşı, bardağın deseni ile uğraşmak neden?
Bildiğimiz herkesi tanıdığımızı iddia edemeyiz ama tanıdığımız herkese dair bir şeyler bildiğimizi söyleyebiliriz. Tanımak bilmekten çok daha öte...
Tanıdığımız herkesi sevmeyebiliriz ama bir insanı sevdiğimizde onu mutlaka tanımak isteriz.
VLADIMIR: Kesin olan şu ki zaman olduğundan uzun geçer, türlü türlü şeyler yaşamak zorunda oluruz. İlk bakışta mantıklı görünen ama zamanla monotonlaşan oyunlar yaparız
Böylece kendimizi ve aklımızı koruruz. Zaten aklımız koyu gecelerin karanlıklarında dolaşmaz mı hep? Bazen kendime bunu soruyorum. Beni anlayabiliyor musun sen?
ESTRAGON: Hepimiz deli doğarız. Bazılarımız hep öyle kalır.