Bâkî şiirini lugate bakmadan anlayamayan mimar, Süleymaniye'yi Sinan'dan dinlese ne anlar?
Yahya Kemâl'in Türkçesi'ne, bir yabancı dil muamelesi yapmayı meziyet zanneden tarihçiye Tuna'nın hicrânı ne söyler?
Necip Fazıl Kısakürek cümlesini üçüncü okuyuşta bile kavrayamayan siyasetiye Ulu Hakan diplomasi dersi verse ne işe yarar?
Kelimeleri ile birlikte ruhunu da yitirdiği için varlığı, bilgiyi ve değeri kendisi gibi anlamlandıramayan ve bu anlamlandıramayışıyla mesuliyetin yükünden bîhaber siyasetçimiz, maarifin sızısından mahrum eğitimcimiz, infâkın ruhundan nasipsiz tüccarımız, îsârın zevkinden habersiz fukarâmız, tasavvufu mûsikî zanneden dervişimiz, ibadeti akçe ubûdiyeti muhasebe zanneden âbidimiz, evlâdının başını emanet bilmeyen annemiz, annesinin ayağını cennet bilmeyen evladlarımızla hangi 2071'e nasıl yürüyeceğiz?