Kitaba başlarken ilk sayfalarda,kapakta gördüğümüz aşkın karayipli bir göçmen olan jeramiah de saint amour ve onun gizemli sevgilisi hakkında olduğunu dusunurken bir anda doktor juvenal urbino ve eşini anlatacagini farkettim.Ancak tam bu sırada ikisinin ani ölümü sonrası asıl olayın florentino arıza denen şerefsiz ve onun ruh hastalığına varan takıntısı hakkında olduğunu gördüm.Gabriel Garcia Marquez amcamı taparcasina seviyorum,her kitabı insanın içine dalarak gezindigi bir derya adeta.Ancak bu kitabında başrol yaptığı lavuk kadar beni rahatız eden bir karakter daha önce hiç okumamıştım.Takintili,pedofili ve sadece sonlarda bir ayrıntı olarak verilen tecavüzculugu ne kadar iğrenç biri olduğunu anlamanıza yetecektir.Ancak saf ve duru aşkı böyle iğrenç biriyle anlatmasını anlamasamda vardır bir bildiği babanın diye düşündüm.Kesinlikle Marquezin her kitabı gibi yine okumadan ölmemeniz gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ve kitabı okurken aklıma takılan bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim;edebiyatın ne önemli bir şey olduğunu bu kitap iliklerine kadar hissettiriyor bize.Benim gibi hayatında yurtdisina çıkmamış bir insana Magdalena ırmağı,kolombiya,kolombiyanin sorunları ve siyasi tarihi hakkında 400 sayfada bu kadar olaganustu bilgiyle doyurmasi,üstelik konunun bu bile olmaması;her ülkenin aydın,sanatçı,yazarlarına ne kadar değer vermesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı bana çünkü onlar birer ayna vazifesi görüyor.Tekrardan marquez babaya ruhu şad olsun diyor ve hepinize keyifli okumalar diliyorum efendim