Dersim62

Dersim62
@Oblomov62
London
Karakoçan
7 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·336 syf.··
2023 4. kitabı
Zerdüşt otuz yaşında yurdunu ve yurdunun göğünü bırakıp dağlara çıktı. Orada ruhunun ve yalnızlığının tadını çıkardı ve on yıl bundan bıkmadı. Ama en sonu gönlünde değişim oldu ve sabah tanla kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle dedi: Ey büyük yıldız ! Aydınlattıkların olmasaydı, nice olurdu senin mutluluğun ! On yıldır mağaramın üstüne yükselir durursun: ışığından ve yolculuğundan bıkardın ben olmasaydım, kartalım ve yılanım olmasaydı ! (Nietzsche, Zerdüşt'ün giriş kısmında -belki biraz da alay ederek - insanın en büyük yanılgılarından birine değiniyor. Antropomorfizm: insanın kendi dışındaki dünyadan anlam çıkarma ve onu kendine benzetme alışkanlığı. Dindarlar da çok sık kullanırlar bu varsayımı. Yani, eğer bizler - biz bilinç sahibi insanlar - olmasaydı, güneşin ve diğer şeylerin varlıklarının da bir anlamı kalmazdı) Bak ! Pek çok bal toplamış bir arı gibi, bilgeliğimden usandım; onu almaya uzanacak eller gerek bana. Böyle başladı Zerdüşt'ün batışı. (Ve Zerdüşt bilgeliğiyle insanları aydınlatmak için aralarına inmeye karar verir.) Zerdüşt dağdan yalnız indi ve kimseyle karşılaşmadı. Ama ormana girdiğinde kutlu kulübesinden ormanda kök aramaya çıkmış yaşlı bir adam belirdi önünde. Ve şöyle dedi yaşlı adam Zerdüşt'e. (...) Gitme insanlara, ormanda kal ! Hayvanlara git daha iyi ! Neden benim gibi olmak istemiyorsun - ayılar arasında ayı, kuşlar arasında kuş ? Peki, ormanda ne yapıyor ermiş ? diye sordu Zerdüşt. Ermiş cevap verdi: Türküler düzüp söylüyorum ve bu türküleri düzerken, gülüyor, ağlıyor ve mırıldanıyorum: böyle övüyorum Tanrı'yı. Peki sen armağan olarak bize ne getiriyorsun ? Zerdüşt bu sözleri işitince, ermişi esenledi ve dedi: Ne vereyim ben size ! Çabucak gideyim de bir şey almıyayım sizden Ve ayrıldılar böylece, yaşlı adamla Zerdüşt çocuklar
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Ema Kitap · 201647,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hidrojen atomunda nötron yoktur be Salpa…
Puan vermedi·128 syf.··
2023 56. kitabı
Salpa : Kaçan , korkan , susan, korkan , korkmuş ,korkutulmuş ... Salpa ve Kıvırcık ... Konya'dan İstanbul'a kaçan iki gencin dramıdır "Salpa"... Köyden kente ilerleyen yaşamın zorlukları altında ezilen Mehmet Salpa ve korkuyu bilmeyen Kıvırcık.. Yaşam ; kentle köy , işçi yöneten, zengin fakir , iyi kötü ikilemleri arasında gidip gelirken yaşamı hızla öğrenen ruhumuz , beynimiz de vardır. Çoğu insan yaşamın ağırlığı altında ezilir/ezdirilir. Yasa,kanun, hukuk demeden insan sömürülür. Yılmaz Güney'in kaleme aldığı "Salpa" adlı karakter ; kendini sorgulamayı düşünüp korkan , gerçeklerden kaçan ve kaçmanın korkuyu yok edeceğini zanneden bir kişilik. Ama Salpa korkunun , nereye giderse gitsin kendisiyle geleceğini nerden bilcekti ki ... Yaşam durmadan kaçmayı , susmayı seven bireyleri doğurur. Bu doğurma kölelik / köleleştirme mi ..? Kendi duyguları altında ezilen , eğer bir şeye çözüm getirip başaracaksa da yanındaki insanın yönlendirmesiyle ve varlığıyla başaracağını düşünen Salpa , korktuğu düşüncelerin ağırlığı altında ezildiğini bilecek miydi ya da bilecek mi ? Sistemlerin dayattığı korkular yüzünden insanlardan kaçan , kendinden kaçan tiplemelerin eseridir "Salpa" ... Kaçan hep kaçan ... Kaçanlar bir gün kendilerine doğru koşacaklar mı/mıydı ? ... "Umut, umutsuzluğun çiçeğidir. Hoş kokulu mavi bir çiçektir durmadan açan." İnsan kendini sorgulayarak ve korkuyu yenerek ilerleyebilir. Bütün cümleler sistemleri yıkmak için dile getirilmez çünkü asıl sistemlerin sürekliliğini , canlılığını ilerleten bizlerizdir. Dile getirilen tüm cümleler , tüm uyandırmalar biz köleler içindir. İnsan çoğukez kendisinin kölesidir. Kitapta da dediği gibi "Sağlıklı bir bilince sahip olunmadan, özgür olunabilir mi..?" Özgür düşüncenin var olduğu yarınlara umutla , sevgiyle...
Alıntı
SalpaYılmaz Güney · Can Yayınları · 0698 okunma