Madem ki artık gidiyordu, bu genç kıza duyduğu tutkuyu, toprağı okşayan, tutan, işleyen büyük ellerini... en çok da o muhteşem yüzü, o gözleri, dün yada eşi benzeri olmayan o bakışı görünce nasıl heyecanlan dığını söylememek niye... Ondan uzaklara kaçmaktan mutlu. Ona âşık olabilirdi! Çok şiddetli, çok güçlü, çok kişilikli bir insan Camille. Varsa yoksa Camille. Çöl gibi, kendini yadsımak gibi... Ölüme kadar. Oysa şimdi burada ve bu tükenen ilkbahar ışığında Camille ona gülümsüyor. Çekingen, sevecen bir gülümseyiş: "Özür dilerim, beni affetmelisiniz," der gibi. Okşayıcı, dayanılmaz, doyum olmaz gülümseme. Camille'i kollarına almak, bu bâkir ve mağrur ağzı, tıpkı tat fiş kıran bir meyve gibi ısırmak istiyordu.