Başkalarının şanslı olduğuna hükmetmek, bedel ödemeye yanaşmamanın bir yolu. Ya kendi tercihlerimizi yaşamak için ayağa kalkarız, düşe kalka da olsa, ya da başkalarının tercih ettiği ve bizim için seçtiği hayatı yaşamayı yaşamak sanarak avunuruz. Ya yaparız, ya da yapanları konuşuruz oturduğumuz yerden. Yaşamak, oturarak yapılabilecek bir şey değildir oysa. Oturduğumuz sürece başkalarının hayatını yaşamaktayızdır aslında. Yaşamak, ayakta süregelen bir eylemdir. Yazmak gibi. Başkalarının hayatına bakarak bahane üretmeye çalışmak kimseyi olduğundan daha mutlu yapmaz.
Var olma onurumuz, doğuştan getirdiğimiz en önemli hakkımızdır. Diğer tüm haklar bu hakkın tanınmasından sonra gelir. Var olma onurumuz, kişiliğimizle, tercihlerimizle birlikte olan bir onurdur. Nezaketimizi boyun eğme sanmışlar. Ne nezaket kişiliksizliktir ne de boyun eğmemek ve duruş sahibi olmak kabalık.
Mutlu olmak için mutsuzluğa ihtiyacımız var. Harekete geçmek için durmaya, bir kabustan uyanmak için derin bir uykuya, sevmek için yalnızlığa ihtiyacımız var. Kavuşmak için ayrılığa...