OguzHKilic

OguzHKilic
@Ogu_
Haksızlığa uğrayanlar çok sayıda değil, az sayıdadır. İnsanların çoğu görünüşte kendi karşılarında yer alanlarla işbirliği halindedir; kaldı ki insanların çoğu uğradıkları neyse ona müstahaktırlar. Doğru karşısında duyarlı olan, haklı olanın yerine getirilmesi için titizlik gösteren insanlar her zaman azınlıktadır. İnsanlar içinde üstün bazı değerlerin, bazı güzelliklerin, ortalama duyguların üstündeki bazı tatların peşinde olanlar aramakla bulunamayacak kadar azdır. Baskıya, zorbalığa karşı koymak bu az sayıda insanların işi olsa gerek. Bu başkaldıranlar şiirin gerektirdiği içtenliğe ulaşabilirler. İsmet Özel
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu süreç ilginç, heyecanlı ve beklemeye devam ettiğim şu anlarda dahi tüm duyguları yaşadığım bir deneyim olarak hafızamda her daim iz bırakacak.
Bugün Dahi Gerçek Olan Bir Tenkit
Onlar daha sabavetten kurtulmaksızın devair-i devlette birer sandalye edninmeye müsaraat gösteriyorlar. Sözün daha doğrusunu mu istersiniz? Edinmesi için can attıkları sandalyeler üzerinde oturanlara ne yolda ve ne derecede malumat lazım olduğunu düşünüp o malumatı iktisab ile tehiyye edilmelerine bile ehemmiyet verilmiyor. O sandali üzerine her kim oturursa, malumat ve dirayet ve kifayet onun ayaklarına kendi kendisine gelecek zannonuluyor. Bu hali görünce, bu müşahade ile ne kadar müteessir olmak lazımsa ondan ziyade müteessir olduktan sonra artık kendimi de o cümleye ilhak edebilir miyim? Ne zavki var ki kapılayım? Ne nefi-i fevkaladesi var ki tama edeyim?
Sayfa 239
Anlayana sivrisinek sazdır, anlamayana davul zurna azdır.
Arife yalnız bir işaret kafidir, derler. Hakikaten pek doğru bir sözdür. Çünkü o arif, olanca istidat-ı hudadadıyla işaret olunan noktayı, pişgah*ı nazar-ı tetebbua çekerek arzan, tulen temhidat-ı lazımeyle on azim bir saha-i hikmet ve hakikate tahvil eder. İnsan arif olamadıktan sonra ise böyle bir tevsi-i nazara muvaffak olamayacağından kendisine her şeyi ayrı ayrı irae ve ihtar eyledikleri halde bile, bunların birkaçını beller ise, bir çoğunu unutarak, dibi delik küp gibi, bir yandan doldurulduğu halde yine dolmak bilemez. '' Anlayana sivrisinek sazdır, anlamayana davul zurna azdır. '' darbımeseli işte bu hakikate mebnidir.
Sayfa 228