Arife yalnız bir işaret kafidir, derler. Hakikaten pek doğru bir sözdür. Çünkü o arif, olanca istidat-ı hudadadıyla işaret olunan noktayı, pişgah*ı nazar-ı tetebbua çekerek arzan, tulen temhidat-ı lazımeyle on azim bir saha-i hikmet ve hakikate tahvil eder. İnsan arif olamadıktan sonra ise böyle bir tevsi-i nazara muvaffak olamayacağından kendisine her şeyi ayrı ayrı irae ve ihtar eyledikleri halde bile, bunların birkaçını beller ise, bir çoğunu unutarak, dibi delik küp gibi, bir yandan doldurulduğu halde yine dolmak bilemez. '' Anlayana sivrisinek sazdır, anlamayana davul zurna azdır. '' darbımeseli işte bu hakikate mebnidir.