"Allah her şeyi kendi nurundan yarattı. Allah'ın nuru bir umman, yaratılmış her şey onun dalgaları ve köpükleri. İnsan, yaratılmışların en üstünü olmak dolayısıyla Allah'ın tecellisine en ziyade layık olandır. Güneşe göre bir zerre; ummana göre bir damla. Her damla ummandan bir parça ve her damlada umanın bütün özellikleri var."
"Aklın tutsağıdır duygu, akıl da ruhun...
Duru bir ırmağı andırır ruh, tertemiz ırmağı...
Maddi düşünceler ve nefse ilişkin arzular da ırmağın üzerini kaplamış bir avuç çerçöp..
Eğer bir yana itiverirse aklın eli o çerçöpü, ırmak kendini gösterir, berrak ve duru...
Dünya arzuları kaplarsa suyun yüzünü eğer, hayvani arzular baskın olursa tende...
Nefis gülmeye başlar o vakit ve akıl ağlamaya.
Aklı hakim ve duyguları mahkum olan kişidir uyanık iken de rüya gören ve kendisine göklerin kapıları açılan..."
'Bilmek' tir sevgi... Noksan bilgi ise ayrımı olmayan bir hezeyandır; şimşeği güneş sanır!..
Şimşekçe şimşek, kendi ışığının geçiciliğine gönül bağlayana güler geçer oysa!..
Bana, "Can Yunus!" dedi yine, parmağını kalbimin üzerine koyarak:
"Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, kurumuş bir damla kandan ibarettir. Adına sevda denir, siyaha çalan rengi yüzünden ona sevda derler. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk ve ihtiras fırtınaları işte o bit damla kanın içinde dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa parçaları bütün vücuda dağılır."