İstanbul denen dünya başkentinin siyasal tarihini, mimarisinin gelişimini, folklorunu, dillerini onun hiçbir semti bünyesinde Fener kadar yoğun bir renk ve olay cümbüşüyle barındıramaz. Haliç kıyılarındaki bu dar semt, 1500 yıllık görkemli tarihin sıkıştığı bir dünya tiyatrosudur.
Beyoğlu’nda 19. yüzyılda yaşanan hayat, dünyanın her metropolündekinin bir kopyasıydı ama karşıdaki İstanbul, bu muhafazakar şehir, Beyoğlu’nu Bizans’tan beri hep uzak durulması gereken bir belde olarak görürdü.
Ayasofya Ayasofya’dır, Süleymaniye de Süleymaniye… İkisi birbirini gölgelemez, İstanbul’un niçin büyük olduğunu belgeler sadece. Onlar İstanbul’un ihtişamını, İstanbul da onların güzelliğini artırır.