"Asya tenha bir karanlık, Avrupa dolu bir karanlık, ne birinde, basarsam ayağımın boşa gideceği yeri, ne ötekinde, çarparsam ayağımın kırılmıyacağı yeri görebiliyorum."
Eğer Rusya'nm bütün servetleri işletilirse, Asya'nın tepesinde ve Avrupanın köşesinde bir' yeni Amerika
doğmak ihtimali vardrr. Bir tek Amerika'nın Avrupa'yı ne buhranlara soktuğunu Herriot'nun kitabunda okuyunuz
Avrupa bu yüzden hastadır. iki Amerika Avrupa'nm öliimü demektir(1931)
**“Saraybosna’dan dönerken başka bir hayale kapılmıştım. Eğer Osmanlı medresesi, Oxford ve Cambridge medreselerinden hatta bir asır sonra uyanmış, Garp ilim ve tefekkür tekâmülüne uymuş olsaydı, biz hâlâ Tuna boylarında ve Adriyatik kıyılarında kalırdık ve bizden aşağıları temsil ederdik, diye düşündüm.
Sakarya’ya kadar geri döndükten sonra, az daha birkaç bozkır vilayetinden bir vatan parçasına sürülmek tehlikesi geçirmiştik. Mesuliyeti hep gâvur–Müslüman barışmazlığına buluyorduk. Mesele, medeniyet meselesiydi.
Hâlâ da o değil mi? ‘Lise’ye ‘kilise’ diyenler ve memleketin her köşesinde Saraybosna’da gördüğüm çeşitten medrese yuvaları açanlar ve sayılarını gün geçtikçe arttıranlar, Türk gençliklerinin yolunu Garp üniversitelerinden Ezher Camii’ne çevirmek isteyenler, hâlâ meselemizin değişmemiş olduğunu göstermekte değil midir?”**