“… İstisnai dönemler ve arayı kapatma halleri dışında, büyüme gerçekte her zaman nispeten düşük olmuştur. Her şey gelecekte en azından demografik bileşeni bakımında büyümenin daha da düşeceğine işaret ediyor.”
“… Bilginin yayılma süreci, aslında meşru ve etkin bir hükümetin kurulması sürecine bağlıdır. Dünyadaki büyümenin ve ülkeler arasındaki eşitsizliklerin tarih içinde geçirdiği değişimlerden çıkarılabilecek belli başlı derslerin özeti budur.”
“… Yoksullar zenginlerler aralarındaki mesafeyi, zenginleri mülkü olarak değil, aynı teknolojik bilgi, beceri ve eğitimi edinmeleri sayesinde kapatabilirler.”
“En gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak bir gidişata sahip Asya ülkelerinin hiçbiri (Japonya, Kore, Tayvan,Çin) büyük yabancı yatırımlardan istifade etmemiştir. Bu ülkelerin ihtiyaç duydukları fiziki ve daha da önemlisi beşeri sermaye yatırımlarını (eğitim seviyesinin yükseltilmesi) kendileri yapmıştır. Günümüzdeki tüm araştırmalar uzun vadeli ekonomik büyüme açısından asıl etkenin beşeri sermayeye yapılan yatırımlar olduğunu göstermektedir.”
“Zengin ülkeler çifte zengindir; hem yurt içinde fazla üretir, hem de yurt dışında fazla yatırım yaparlar, dolayısıyla da kişi başına milli gelir, kişi başına üretimden daha fazladır. Yoksul ülkelerde ise bunun tam tersi geçerlidir.”