Zihnin ve beynin gerçek potansiyeli, konfor alanından çakmakla başlar. Hazzı ertelerken, beyin keskinleşir, düşünceler daha derinleşir ve odak artar. İnsan, sınırsız bir kapasiteye sahiptir; ancak bu kapasiteyi gerçekleştiren, duygularını ve hazzını kontrol edebilen bireydir. Haz, zamanla birikir, birikir... ve bir noktada öyle büyük bir patlama yaratır ki, insanın içsel gücü o denli büyür ki, dünya sanki yerinden oynar. Beyin, sınırlarını aştığında, gerçek potansiyelini serbest birakir. Haz, aslında bir serbest bırakma değildir; ona karşı verilen bir direniştir, bununla birlikte, özgürlük ve gücün ta kendisidir.