Bürokrasi yalnızca sistemleri değil, aynı zamanda yaratıcılığı da engeller.insanlar, sürekli olarak belirli kurallar ve prosedürler arasinda sıkıştıklarında, yaratıcı düşünme ve yenilik yapma kabiliyetlerinden feragat ederler. Bu, bireylerin potansiyellerinin tamamını kullanmalarını imkansiz hale getirir. Bürokrasi, en yaratıcı zihni bile sistemin içinde sıkışmış bir piyon haline getirir.
Hakikati bulmak, bir arayış değil, bir içsel uyanıştır. insan, doğuruyu bulduğunda, artık bir yolculuğa çıkmak zorunda değildir ;
çünkü hakikat her zaman onun içindedir.
Bir toplumda manevi otoritenin yerini maddi iktidar almışsa, o toplumun geleceği belirsizlesir; çünkü dışsal güçler, içsel bilgelik ile dengelenmediği sürece, insanlar sürdürülebilir bir amaca yönlendiremez.