"Eğitim, yalnızca bilgi yüklemekten ibaret değildir;
insani, kendi düşüncelerini sorgulayan ve bu sorgulamaları kendi toplumuyla ilişkilendiren bir varlık haline getirmektir. Ancak bu şekilde , insan neyin doğru olduğunu yalnızca dışsal bir otoriteye bağlı olarak değil, kendi içsel iradesiyle de sorgular."
"Aydinlanma, bazı yönlerden, daha fazla bilginin daha fazla güçle birleşmesini ve nihayetinde, halkın daha fazla özgürlüğe değil, daha fazla kontrol altına alınmasına yol açabilir. Bu, bilginin kendisini sorgulamak gerektiğini gösterir."
Toplumun kurallara dayalı olarak düzenlenmesi, insanlar arasındaki doğrudan ilişkileri giderek daha mekanik hale getirir. Insanlar artik birbirleriyle sadece görev ve sorumluluklar üzerinden ilişki kurarlar.
"Bürokratik yapılar, yalnızca toplumsal bir hiyerarşi değil, bireylerin zihinsel hapisleri haline gelir. Insanlar, düşüncelerini ve duygularını kurallar çerçevesinde ifade etmek zorunda kalırlar. Bu, insanları yalnızca 'doğru' ve 'yanlış' düşünmeye zorlar."