iman, sadece bir düşünce ya da duygudan ibaret değildir. İman, insanin dünya ile ilişkisinde , toplumla olan bağında ve insan haklari için verdiği mücadelede somutlaşır. Bir insanin inanci, onun toplumsal eylemlerine yansır.
Birey, kendini sürekli olarak başkalarıyla kıyasladığında, kendi özünden uzaklaşır. Gerçek benlik, başkalarına bağımlı olmakla değil, kendi içsel değerleriyle bağlantı kurmakla keşfedilir."
"İdeallerin gerçek gücü, sadece entelektüel veya fiziksel mücadelede değil, ayni zamanda kültürel ve ruhsal alandadır. Bir toplumun gerçek devrimi, ruhsal bir uyanışla başlar."