Benimse annem varlığıma zor katlanırdı. Nasıl işine gelirse öyle davranırdı. Ara sıra bana karşı kısa süreliğine sevgi pıtırcıklığı tutardı. Bu beni her zaman gergin hissettirirdi ve varlığıma zor katlandığı haline tekrar döndüğünde mutlu olurdum.
O kadar küçük ve saftım ki giymek zorunda kaldığım Hakk'ın rahmetine kavuşmuş gülünç ayakkabılarımla sosyal yardım aldığımız gerçeği arasındaki bağı kuramıyordum. Sosyal yardım ise kendi varlığında, bir çocukta gurur bırakacak şekilde tasarlanmamıştı...
Oltanın mantarının suda yüzen tuhaf bir metronom gibi batıp çıkmasını izleyerek ve yaşadığı dram balıkların hiç ilgisini çekmediği için bir solucanı yavaşça boğarak onları bekliyorum...