Asya

Asya
@Okurogrtm
Bir aslan annesi Tek rakibim dünkü halim ~Çelik gibi bir duruş; ipek gibi bir yürek ~
Easterlin paradoksu
Amerikan ekonomist Richard Easterlin’ in zenginliğin insanların mutluluğu ve refahı üzerindeki etkisine odaklanan klasik araştırması bununla alakalı olarak oldukça net sonuçlar ortaya koyar: daha fazla para ve mal daha fazla mutluluğa eşit değildir. Easterlin’in analizleri istikrarlı bir şekilde bir ülkenin refah düzeyinin belli bir eşik değerine ulaştığında, refahtaki artışın insanların mutluluğuyla doğru orantılı olmadığını açığa çıkarır. Yine aynı şeyin gelir düzeyi için de geçerli olduğu görülür. Zenginlik fazlası ile mutluluk arasındaki bağlantının zayıflığına dikkat çeken bu paradoks Easterlin paradoksu olarak bilinir. Ve literatürde statü endişesi olarak adlandırılan bir durumla açıklanır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Erteleme hastalığı sık sık bir zaman yönetimi sorunu olarak karakterize edilir. Ancak işin aslında bir anksiyete yönetimi sorunudur. Fuschia Sirois da bu konuya odaklanan araştırmacılardan biridir. Onun araştırmaları, mükemmeliyetçilerin güç işlerle direkt başa çıkmaya çalışmak yerine kararsız kaldıklarını, sosyal medyayı kontrol ettiklerini, internet üzerinden alışveriş yaptıklarını, Netflix dizilerini pes peşe izlediklerini ya da TikTok da gördükleri en yeni tarifi denediklerini gösterir. Yani kısacası onlar yapılması gereken işten kaçınmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.
Neticede mükemmeliyetçiliğin çirkin bir yüzü olmasaydı, bizim en gözde kusurumuz olmazdı.
Yüksek düzeyde toplumsal mükemmeliyetçilik sergileyen kişiler tipik olarak ciddi ölçüde yalnızlık çektiklerini, geleceğe endişeyle baktıklarını, onaylanma ihtiyacı duyduklarini, sorunlu ilişkiler yaşadıklarını,ruminasyondan ve kendini yargılama eğiliminden muzdarip olduklarını, kendilerine zarar verdiklerini, sağlıkların kötüleştiğini, hayattan tatmin alamadıklarını ve kronik olarak özgüven eksikliği çektiklerini belirtirler.
Kendi odaklı mükemmeliyetçilik yüzlerce çalışmada özgüven ve mutluluk gibi iyi şeylerin yanı sıra depresyon, anksiyete, çaresizlik, beden algısı endişeleri ve anoreksiya gibi çok kötü şeylerle de kolerasyon gösterir. Hatta kendi odaklı mükemmeliyetçiliğin intihar düşüncelerine katkıda bulunduğuna işaret eden bulgular bile vardır. Öteki odaklı mükemmeliyetçilik, çoğunlukla ilişkiler bağlamında incelendiğinden ilginç bir konudur. Ancak burada da sorunlu bulgularla karşılaşılır. Yapılan bir çok araştırma, öteki odaklı mükemmeliyetçilik ile yüksek düzeyde kincilik, muazzam bir takdir edilme arzusu, diğerlerine yönelik bir düşmanlık,özgecilik eksikliği, toplumsal normlara uymama ve güvensizlik arasında bağlantılar keşfetmiştir. Dahası yakın ilişkilerde sorunlu olduğu görülür.