Asya

Asya
@Okurogrtm
Ne bulsa okur~ Bir aslan annesi Tek rakibim dünkü halim ~Çelik gibi bir duruş; ipek gibi bir yürek ~
“Cehennemden aydınlığa çıkan yol uzun ve zordur.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dostluğun karanlık tarafı
"Ben bir cesedi saklamanıza yardım edecek türden bir arkadaşım ama bana ihanet ederseniz, bir cesedi nasıl saklayacağımı bildiğimi unutmayın."
Wi-Fi çekmeyince telefonu havaya kaldırmamız bilim mi, yoksa modern çağın yağmur duası mı? 🤦🏻‍♀️
İki kitap, iki yolculuk
Kurtlarla Koşan Kadınlar ve Çocuklarla Koşan Kadınlar aynı göğün altında duran ama birbirine farklı yerlerden bakan iki kadın anlatısı gibidir. Biri kadının içindeki vahşi özü uyandırmaya çalışırken diğeri kadının toplum, aile ve annelik içinde parçalanan yanları görünür kılar. İlki mağaralara, masallara, arketiplere iner; diğeri mutfak ışığına, çocuk sesine yorgun omuzlara döner.. Ve fakat, birbirlerine anlatım biçimleri dışında çokta uzaklıkları yoktur esasında. Kurtlarla Koşan Kadınlar Mavisakal ve Elsiz kız masallarında zalim hükümdar ve bilinçsiz baba motifleri üzerinden kadınların hapsedilmelerini kaybolmalarını ama bu son gibi duran evrilmelerinin aslında yeni doğumları için itekleyici güç olabileceğini söyler; eğer vahşi ruh ile bağlantıları sağlamsa… Çocuklarla Koşan Kadınlar da ise vahşi ruhla bağını koparmayan kadınlar gerçeklerle anlatılır. Ayaklarınız yere basar kötü koca ve bilinçsiz baba psişelerinden çıkar gerçeğin buzlu yüzeyinde yürürsünüz. Kitap çoğunlukla başörtüsü davasının budadığı dalların sonradan nasıl “itekleyici güç”le çiçeklendiğini anlatır. Bunu yaparken çocuklu kadınları ele alması ve diğer kadınları dışarıda bırakması bir eksisi olsa da amacına ulaşan bir kitaptır. Kurtlarla Koşan Kadınlar da kim bu vahşi ruh , nedir, nerede görürüm derken karşıma Çocuklarla Koşan Kadınlar kitabı çıktı. Birbirleriyle dertleri olmayan destekleyen bu iki kitabı okumanın damak çatlatan lezzetini yaşarken uğurlamanın da hüznünü yaşıyorum.. ikisinin de mesajı net kadın olmak sahip olmak ve kaybetmek çizgisinde yürümek demek, hüznüm burada kabule dönüyor.. İki kitap da kadınlığın “doğal” değil, büyük ölçüde öğretilmiş bir performans olduğunu hissettirir. Biri bunu mitlerle anlatır. Diğeri hayatın içinden sahnelerle…Belki de bu iki kitap birlikte okunduğunda daha anlamlı olur.