Tam Namık Kemal'imizin çizdiği acıklı ve korkunç tablo!
"Vatan bağrına düşman dayamış hançerini
Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini?"
diye avaz avaz haykırarak; seyircilerin en başında duran kocamı koşup boğmak istiyorum...
Boğmak ve "Aman çocuğum askere gitmesin!" diye adaklar adayan o sersem, o muraî kaynanamın önüne fırlatmak:
"... Al bakalım malını! İyi sakla!..." demek!...
Çocuk yaşlarımda bana daima kendinden üstün bir insan gözü ile bakmış olan kaynanam, şimdi beni karşısında ikinci derecede bir mahlûk gibi görüyor... Buna tahammül edemiyorum.
"Dünyada 'saadet' diye bir şey yoktur. Saadet bir telâkki meselesidir. Mesut olmayı bilen insan mesut olur. Bilmeyen ise ne aşk, ne para, ne şöhret... Hiçbir şey mesut edemez. 'Mesudum' diyebilen mesuttur. Bulunduğu şartlar altında kendini mesut saymayan bedbahtlar, dünyanın en acınacak mahlûklarıdır."