Dünya böyledir işte: Adımlar birer birer atılır, sözcükler teker teker söylenir. Bu noktada Mavi'nin bilmesi mümkün olmayan şeyler vardır. Çünkü bilgi yavaş edinilir, edinildiğinde de çoğunlukla büyük kişisel özveriler pahasına olur.
“Acaba kalemsiz yazmayı becerebilir miyim,” diye düşündü, “yazmak yerine konuşmayı öğrenebilir miyim, bir daha hiç ışık olmasa da karanlığı sesimle doldurup sözcükleri havaya, duvarlara, kentin içine söyleyebilir miyim?”
"...Benim mesleğimde her türlü şeyle karşılaşırsınız, hüküm vermekten vazgeçmezseniz bir yere varamazsınız. İnsanların sırlarını dinlemeye alışkınım ben, ağzımı sıkı tutmaya da alışkınım. Eğer bir gerçeğin bir olaya doğrudan etkisi olmayacaksa onunla hiç ilgilenmem.”