Bedenlerimiz için gıda neyse aklımız için bilgi, kalbimiz için de ümit ve sevgi odur. Bakmayın siz bu nimetlerin her an elimizin altında göründüğüne... O bize rızık olarak takdir etmediyse ağzımıza aldığımız lokmayı yutamayız, okuduğumuz bir kitabı anlamayız ve her şeyimiz yerli yerinde olduğu hâlde huzur bulamayız. Bedenin rızkı besinler; aklın rızkı ilim, irfan ve hikmet; kalbin rızkı sevgi, şefkat, merhamet; ruhun rızkı ise iman, takva, taat ve teslimiyettir.
Gazzâlî'nin de işaret ettiği gibi Allah'ın örtücülüğü iç organlarımızı gül yaprağı gibi bir ciltle, bedenin bize özel yerlerini insana heybet veren nice güzel giysilerle örtmesiyle tecelli ettiği gibi hepsi aleni olsa idi insan içine çıkacak hâlimiz kalmayacak nice hatalarımızı da mağfiretiyle örterek tecelli eder.
Son üç ayetinde Allah'ın on yedi ismini ihtiva eden Haşr suresinin son ayetlerindeki Hâlık, Bâri ve Musavvir isimleri yaratmanın aşamalarını dile getirir. Bu isimlerin ilki olan "Hâlık" mahlukun var olma zamanını ve alabileceği sayısız şekilden birini planlayıp belirlemeyi ifade eder. Bâri "yarattığı şeye maddi açıdan bir hacim verip varlık kazandıran" manasına gelir. Yaratmanın nihai kademesini teşkil eden Musavvir ise mahlukun fiziki ve ruhi portresini belirleyip halk eylemini sona erdiren anlamını ifade eder.