Yaptıklarımız ve yapmadıklarımız nelere yol açıyor? Yapmak isteyip yapamadıklarımız… Ya da çok heves Edip fazlasıyla yaptıklarımız… Bu şekilde de bir şeylere sebep oluyoruz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlarla kurduğumuz ilişkiler aslında çok derin ama biz bir türlü o derinliğin hakkını vererek yaşamıyoruz. Hayatımızda derinlikli, incelikli, hassas ve kuşkusuz bütüncül şeyler artık yok. Bunun yerine ince gibi görünen, çok kalın şeyler var. Hesap numaraları var. Wi-Fi parolaları var, randevu defterleri, ajandalar, telefon tuşları var. Derinlik zannettiklerimiz hep stilize tuhaflıklar…
Bu çok ağır bir hastalık… İnsanı tüketecek olan bu. Atomize olmak… Kalabalığın içinde tek başına kalmak… Yalnızlaşmak… Tek olmak… Insanlarla, dünyayla, hayatla bir bağın olmuyor.
Bu bir yolculuk… Sen bir kaptansın. Her türlü hal var, başına her türlü şey gelebilir, gemin batabilir. Peki, gemi batabilir deyip seyir defterini yazmayan bir kaptan olur mu? Sen işini yapacaksın. Mucize, çalışmaktır.