Belki de yolun sonudur sevmek

Belki de yolun sonudur sevmek
@Olrcc
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle?
38 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Belki bir gün anlarlar… Göğsümün ortasında susmadan yanan bu yangını, nefes almaya çalışırken ciğerlerime dolan o görünmez ağırlığı. Kalbim atıyor sanıyorlar, oysa her vuruş bir çığlık, her sessizlik biraz daha boğulmak gibi. Etraf çok sessiz… İnsanlar konuşuyor ama kelimeler bana uğramıyor. Gülüşler var, ama içimde yankılanan tek şey yarım kalmış cümleler ve söylenememiş vedalar. Umutsuzluk bazen bir duygu değil, bazen insanın kendisi oluyor. Anlamıyorlar… Geceleri neden uykuyla savaş verdiğimi, neden karanlıkta daha çok nefes aldığımı, neden kalabalıkta kaybolmak istediğimi. Herkes güçlü durmamı bekliyor, kimse güçlü kalmanın ne kadar can yaktığını sormuyor. Belki bir gün anlarlar, insan susarken en çok bağırdığını, gülümserken en çok kırıldığını, yaşarken yavaş yavaş eksildiğini… Ama o gün gelene kadar, ben bu sessizliğin içinde yanmaya devam edeceğim. Çünkü bazı acılar anlatılmaz, sadece insanın içinde, nefes alıyormuş gibi yaparak yaşanır
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazen durup düşünüyorum… Gerçekten iyi insanlar var mı, yoksa sadece anlatılan bir masal mı? Çünkü ne zaman umut etsem, yolum karanlığa çıkıyor. Ne zaman “belki bu sefer” desem, içimdeki ses biraz daha kısılıyor. Hayat, isteklerimi hiç duymamış gibi davranıyor; sanki ben hep yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış insanlara denk geliyorum. Sevmek istiyorum ama yarım seviliyorum. Anlaşılmak istiyorum ama en çok susturuluyorum. Oysa ben fazlasını değil, sadece dürüst bir kalbi istedim. Yormadan seven, gitmekle tehdit etmeyen, kalmayı seçen birini… Ama her defasında kırıklarımı toplayan yine ben oluyorum. İnsan zamanla şunu öğreniyor: En çok iyi niyet yoruyor, en çok temiz kalmak acıtıyor. Yine de vazgeçemiyorum. Çünkü içimde hâlâ, bir yerlerde gerçekten seven birinin var olduğuna dair inatçı bir umut yaşıyor. Belki bana değil, belki çok geç… Ama sırf bu umut yüzünden kalbimi tamamen kapatamıyorum. Karanlık yolların ortasında, hâlâ ışığı arıyorum.
Allah’ım, kalbini sevgiyle, ellerini iyilikle doldurmuş, ailesine değer veren ve beni anlayacak güzel bir insanı karşıma çıkar."
Bilmem hangi rüzgar attı Nerden esti tuttum Hangi dalga sayesinde kıyıma kadar vurdun Dön nerden geldiysen eğer oraya Söyleyeceklerini suya yaz Okunabilir ama bu çok zor bir ihtimal Dokunabilir Kağıt denizi gözler ıslatır Yenilebilir ama yutulabilir değil Dibinde yüzenin karşısında Bu nasıl bir sır Sahte parantezler açma sakın Nokta kadar dürüst olamadın Hey anam hey yine beni kandırdın Nefesini tut Son sözlerini de yut Ölümün önüne yürek koyamadın Gel yine gel ben seni kandırmam Burdaysan hep kal benim ol Bu evde hazır yerin var Korkarsan yine kal benim ol İkimiz için yüreğim var Sanırım bu seni son defa görüşüm Ağustos sırılsıklam Eylülü sen nerden bilesin Kabası alınmış bir ev gibiyim uzaktan bakınca temiz Dokunan anlar ancak gizlenilmiş kirliliğimi O perde aslında hakiydi zamanla kahverengileşti
Müzik
Adam sevmişti, bütün kalbiyle, sessiz ama derin bir sevgiyle… Kadın gitmişti, adeta bir gölge gibi uzaklara, ardında sadece boşluk ve hatıralar bırakmıştı. Adam “kal” demişti, kelimeleri boğazında düğümlenmiş, yüreği kırık ama umutsuzca… Kadın gitmişti; “gitme” demek için dudakları titremiş, gözleri dolmuş ama sessizliğe yenik düşmüştü. Sevgi bazen yalnızca yaşanır, bazen kelimeler yetersiz kalır, bazen de kalbin en derin köşesinde bir yangın gibi yanar ve kimse bilmez. Adam sevmişti, çok sevmişti, ama bazen sevgi de, en çok istediğin kişi de ellerinden kayıp gider. İnsan, sevdikçe eksilir mi, yoksa daha mı derinleşir, işte bunu zaman gösterir… Ve belki de en acı gerçek şudur: Sevgi, yalnızca sahip olabileceğin bir şey değil; bazen yaşamak, bazen bırakmak, bazen de sessizce ardında kalmak demektir.