Adam sevmişti, bütün kalbiyle, sessiz ama derin bir sevgiyle… Kadın gitmişti, adeta bir gölge gibi uzaklara, ardında sadece boşluk ve hatıralar bırakmıştı. Adam “kal” demişti, kelimeleri boğazında düğümlenmiş, yüreği kırık ama umutsuzca… Kadın gitmişti; “gitme” demek için dudakları titremiş, gözleri dolmuş ama sessizliğe yenik düşmüştü.
Sevgi bazen yalnızca yaşanır, bazen kelimeler yetersiz kalır, bazen de kalbin en derin köşesinde bir yangın gibi yanar ve kimse bilmez. Adam sevmişti, çok sevmişti, ama bazen sevgi de, en çok istediğin kişi de ellerinden kayıp gider. İnsan, sevdikçe eksilir mi, yoksa daha mı derinleşir, işte bunu zaman gösterir…
Ve belki de en acı gerçek şudur: Sevgi, yalnızca sahip olabileceğin bir şey değil; bazen yaşamak, bazen bırakmak, bazen de sessizce ardında kalmak demektir.