F.A

Solculuk emekten yana, emekçiden yana olmak demektir. Emek sermaye ilişkisinde emeğin yanında saf tutmaktır. Çalışan insanın, işçinin, köylünün, küçük üreticinin, küçük memurun, küçük esnafın, toplumun orta tabakalarının ve onların altındakilerin çıkarlarını büyük sermayeye karşı, büyük güce karşı savunmak demektir sol-culuk. Ve elbette bunu örgütlerle sağlamak gerekir. Peki ben neden solcuyum? Emekten yana oluğum, bir düşünce emekçisi olduğum ve yoksul insanın yanında durduğum, aynı zamanda önemle altını çizerek söylüyorum, bir hümanist olduğum için solcuyum diyorum.
Sayfa 207 - Tekin yayınevi, 2025·Kitabı okudu
Reklam
Aydınlanmaya karşı olunmaz ama yalnızca bununla da bir yere varılmaz. Ben onun için, Kemalistim demem. Ilhan Ağabey'le bu konuda, yarı açık yarı kapalı bir tartışmamız olmuştur gazetede. Kemalist değilim, Atatürkçüyüm. Kemalizm çünkü dönemsel bir uygulamadır. Eko-nomide, kültürde, çeşitli alanlarında toplumun, her alanında bir uygulamadır. O günün koşullarının gereğidir aslında. Atatürkçülük ise aydınlanmacılık demektir. Ben aydınlanmacıyım. 1960'lardaki rahatlığımla Marksist-Leninist olduğumu söyleyemem ama benim fikri yapımı oluşturan bilimsel sosyalizm ve tarihi materyalizm, diyalektik materyalizm düşünceleridir. Devrim konusunda da koşullar önemlidir. Yani ille de devrim demokratik yolla olur diye bir kural yok. Bu bilinemez. Ben, emekçi halkın iktidarını isterim ama onun hangi yolla olacağı sadece bizim irademize bağlı değil, koşullarla da ilgilidir. Emekçi halk iktidara gelmek üzere örgütlenmelidir. Eğer bu olanaklıysa, kan dökmeden ve silahsız olursa, çok iyi olur. Gelişmiş Batı ülkelerinde muhtemelen öyle olacak, gerçekleşirse tabii günün birinde. Sosyalist dönüşümler böyle olabilir. Ne yazık ki Rusya'da böyle olamadı. Bugün çok gelişmemiş ülkelerde, henüz nasıl olacağını bilemeyiz, olması da öyle kolay değil! Çünkü bu süreçte kapitalizm de çok akıllandı, egemen sınıflar da emperyalizm de. Emekçi halkın örgütlenmesini istemek, ondan yana olmak namuslu bir insanın tavrıdır. Bunu bir fabrika sahibi bile söyleyebilir. Namuslu bir fabrikatör de diyebilir ki, "İşçilerimin sendikalı olmasına karşı değilim, makul ölçüler içindeki taleplerine de karşı çıkmam!" Öyle fabrikatörler, kapitalistler de var. Kapitalist olmak ille de alçak, namussuz olmak anlamına gelmiyor. Dolayısıyla Uğur Mumcu ile aramızda bağlantı kurmak istersen, farklılıklar var kuşkusuz. Oradaki
Sayfa 195 - Tekin yayınevi, 2025·Kitabı okudu
Yurtseverlik
Fransız sosyalisti Jean Jaurés''nin bir sözü var. Şöyle diyor: "Yurtseverliğin azı seni enternasyonalizmden uzaklaştırır, çoğu ona yaklaştırır. Öte yandan enternasyonalizmin azı seni yurtse-verlikten uzaklaştırır, çoğu ona yaklaştırır." Doğru. Jaurès sosyalist partinin kurucusudur ve suikastta öldürülmüştür, biliyorsun. Barışçı aynı zamanda. Evet. I. Dünya Savaşı'na karşı olduğu için "akli dengesi bozuk" bir milliyetçinin, yakın mesafeden sıktığı iki kurşunla öldürül-müş. Sabahattin Ali ve Hrant Dink'in öldürülmesini andırıyor. "Milli duygularla" işlenmiş cinayetler... Jaurès'nin bu sözü sizin değerlendirmenizle örtüşüyor. Evet örtüşüyor. Jean Jaurès şu anda da benim için çok önemli bir şahsiyet.
Sayfa 171 - Tekin yayınevi, 2025·Kitabı okudu
Atatürkçülük; Türk Aydınlanması
Kemalizmi jakobenliğin, demokrasi karşıtlığının adı!" O konuda benim de bazı yazılarım vardır. Hatta bir ara İlhan Ağabeyle gazetedeki bir ayaküstü konuşmamızda, tartışma demeyeyim ama bir farklılık hissettim. Ama üzerinde de durmadık. Bir uygulamanın adıdır Kemalizm. Yoksulluktan, facialardan çıkıp gelmiş, yıkıntılardan çıkmış bir ülkede, eğitimde, ekonomide, kültür alanında, o dönemin gerektirdiği tedbirleri almak, bazı atılımları yapmaktır. Çoğu da doğrudur ama "Güneş Dil Teorisi" gibi yanlış denebilecek adımlar da vardır. Müzikte, birden radikal olarak Batı müziğine geçiş de tartışılabilecek noktalardır. Kemalizm çerçevesi içinde düşünmek lazım bunları. Atatürkçülük öyle değildir. Öncelikle, Atatürk kavramı ve kişiliği, aydınlanmanın adıdır. Atatürkçülük demek Türk aydınlanması demektir. Bir yazınız var önümde. 13 Ekim 2012, "Atatürkçülük Türk Aydınlanmasıdır" başlıklı. Oradan bir bölüm okuyayım: "Atatürkçülük bana göre, tek bir insanı işaret etse de, o insanın kişiliğinde odaklanmış, o kişilikte yansıyan bir kavramı, bir dünya görüşünü çağrıştırıyor. Bu dünya görüşünü ben Türk aydınlanması olarak tanımlıyorum. Atatürkçülük bir dünya görüşünün, bir dünya anlayışının, evrensel bir ideolojinin Türkiye'ye özgü adıdır. Kemalizm ise benim anlayışıma göre daha çok bir uygulamalar toplamıdır. Herhangi bir uygulama, kaynağı ne olursa olsun, toplumsal dönemlerle, koşullarla ister istemez sınırlıdır. Uygulandığı dönemin izlerini, zorunluluklarını taşır." diyorsunuz. Şu anda da öyle düşünüyorum.
Sayfa 167 - Tekin yayınevi, 2025·Kitabı okudu
Yurtseverlik
Lise yıllarında, hümanizmle, sosyalizmle karşılaştıkça şunu gördüm ki, yurtseverlik rastgele yurdu sevmek, bayrak edebiyatı üzerinden hamasi söylemlerle yükselmek değil. Gerçek yurtseverlik, yurdunun gelismesi, güçlenmesi için mücadele etmek, insanların eşit yaşaması için çaba göstermek demektir. Bunları çok kısa sürede algılayıp o sentezi yaptım. Şunu da söyleyeyim bak, yurtsever olmadan solcu olunamaz.
Sayfa 165 - Tekin yayınevi, 2025·Kitabı okudu
Reklam