Ömer

Yaşamıyoruz, sadece yaşamın bir benzerini sürdürüyoruz, sadece ölümden kendimizi nasıl sakınacagımızı düşlüyoruz, ve bütün hayatımız bir ölüm tapıncı.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Reklam
Sinagogta ve Yahudi cemaatinde önemli bir rolü olan Spinoza'nın babası, göründüğü kadarıyla bir şüpheciydi.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Amsterdam toplumunu homojen olarak düşünmemeliyiz; Hristiyan çevrelerde olduğu kadar, Amsterdam cemaatinde de çeşitlilik, çıkarlar ve ideolojiler mevcuttur. Büyük bir bölümü eski Marranolardan, yani İspanya ve Portekiz'de Katolikliği görünüşte sürdürmüş olan ve 16. yüzyılın sonunda göç etmeye zorlanmış Yahudilerden oluşuyordu.
Sayfa 11·Kitabı okudu
10/10
·314 syf.··
2020 98. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2020 00:00
Frantz Fanon Karayiplerde Antillerde doğmuş bir psikiyatrist. Siyasi düşünür olarak da görülüyor. Sonradan Cezayir'e gidiyor. Kendisi aslında melez biri. Fakat ikinci dünya savaşında Fransızların Karayiplilere yaptıklarını görünce bundan etkilenmiş baya. Cezayir'in kurtuluş mücadelesini desteklemiş. Genel olarak Afrika birliğine inanıyormuş. Hatta Pan Afrika görüşüne sahipmiş. Sol görüşlü de aynı zamanda. Sadece Cezayir ile alakalı değil tüm sömürgeciliğe de karşıt. Bize biraz bu konular eski gibi geliyor ama daha 60'lı yıllara kadar Amerika'da zencilere uygulanan ayrımcılık, 50'lerde hala sömürge bölgeleri olması, hatta 70'lerde Avrupa'da hala faşist diktatörler olması bir gerçek. Bunlar bir insan ömrü içinde olan tarihler hala. Yani o kadar uzak tarihler değil. Fanon sömürgeciliğe karşı şiddetle karşı konmasını öneriyor. Mücadelenin içindeki zorluklara değiniyor. Ayrıca sol görüşlü olduğundan, bağımsızlığa kavuşmuş yerlerde sömürgecilerin yerini yeni yerli burjuvalar aldı diyor. Kitabın sonunda bu mücadelede yaşayanların psikiyatrik vakalarını da vermiş. Ki Cezayir de dahil sömürgelerde katliam ve işkenceler vardı. Yazar kitap yayınlandıktan hemen sonra hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmiş. Okuyun.
Yeryüzünün LanetlileriFrantz Fanon · Versus Kitap · 20201,254 okunma
Dolayısıyla ulusun yeniden inşası, sözcüğün en biyolojik anlamıyla ulusal kültüre can vermelidir.
Sayfa 238·Kitabı okudu
Reklam