• Yahudi pâdişahı, kucağında çocuğu bulunan bir kadını, putun önüne getirtti. Ateş alev alev yanıyordu.
• Çocuğu anasının kucağından aldı, ateşin içine attı. Kadın korkusundan imandan çıkacak gibi oldu.
• Puta secde etmek istedi. Tam bu sırada, çocuk ateşin içinden; "Anne ben ölmedim." diye seslendi.
• “Sen de buraya gel, anneciğim, gerçi ben görünüşte ateş içindeyim ama... Burada iyiyim, hoşum.
• Bu ateş, hakîkati örten, göstermeyen bir göz bağıdır. Aslında bu ateş, mânâ yakasından başını çıkaran bir rahmettir, bir lûtuftur.
• Anne, korkma, ateşe atıl, ateşe gir de, Hakk'ın iyiliğini, ihsanını gör. Has kullarının zevk ve safasını seyret.
• Su gibi görünen, fakat aslında yakıcı bir ateş âlemi olan şu dünyadan çık da, ateşe benzeyen, ateş gibi görünen suya dal.
• Anne korkma, ateşe gir de, ateş içinde yâseminler, güller, serviler bulan Hz. İbrâhim'in sırlarını gör.
• Ben de senden doğmayı ölüm sanmıştım, senden ayrılacağım diye pek çok korkmuştum.
• Fakat doğunca, pis, daracık bir zindandan kurtuldum. Günün ışığına çıktım. Havası hoş, rengi güzel bir dünyaya geldim.
• Şimdi de şu ateş içinde rahatı, huzuru bulunca, dünyayı bir ana rahmi gibi yaşanılmaz bir yer olarak görmekteyim.