Mekke'de nâzil olmuştur. 55 âyettir. İslâm'ın iman esaslarını ele alır. Surede Kur'an'ı yalanlayanlara karşı şiddetli hücum vardır. Tehdit ve korkutma, fazla miktarda işlenmiştir.
Çeşitli azap ve helak sahnelerini de anlatan bu mübarek sure, ayın yarılması mucizesini anlatarak söze başlar. Bu meşhur hadise müşriklerin Peygamber (a.s.)'den, doğruluğunu gösteren açık bir mucize istedikleri zaman meydana gelmiştir. Sonra bu sure kıyametin şiddet ve sıkıntılarından söz etmeye başlar. Mekke kâfirlerinden sonra söz, yalanlayanların yıkılıp gitmelerine ve dünyada başlarına gelen çeşitli azap ve helâke gelir ve bunu anlatmaya Nuh (a.s.)un kavminden başlar.
Ardından da söz, geçmiş milletlerden peyamberleri yalanlayan ve dolayısıyla Yüce Allah tarafından korkunç bir şekilde helâk edilen ve toptan yok edilen, Ad, Semud, Lut, Firavun kavimleri gibi azgın zorbalara gelir. Bunların başlarına gelen türlü azapları tasvir ederek anlatır.
Sonra da Kureyş'e hitap etmeye yönelir ve onları kötü bir şekilde yıkılıp gitmekten sakındırır. En sonunda da tergib ve terhib (teşvik ve korkutma) üslubunu kullanarak mesud ve takvâ ehli kimselerin âkibetini beyan ederek biter.
Selçuklular zamanında Şam'da sonra Edirne, Sivas, Amasya Bursa gibi Şehirlerdeki şifahanelerde de musiki fasılları ile ruh hastalarına tedaviler yapılagelmiştir. Aynı yıllarda Avrupa'da ruh hastaları içlerine şeytan girmiş denilerek zincire vurulup işkence görüyorlardı.
Mekke'de nâzil olmuştur. 62 âyettir. Mekke'de inen diğer sureler gibi, umumî çerçeve içersinde; peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve hesaba inanma konularından bahseder. Hz.
Muhammed (s.a.)in mucizesi olan Miraç konusunu anlatarak söze başlar. Ardından müşriklerin Allah'dan başka tapmış oldukları putlara temas eder. Sure, ilâh oldukları iddiâ edilen putların ve Allah'dan başkasına ibâdetin bâtıl olduğunu açıklar. Kıyamet günündeki âdil cezadan bahseder. O gün herkese, yaptığmın karşılığı verilir. İnsanlar, iyiler ve kötüler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bu mübarek sure Yüce Allah'ın hayat verme, öldürme, öldükten sonra diriltme, zenginleştirme, fakirleştirme ve erkek ve dişi çifti, atılan bir damla sudan yaratma hususundaki kudretinin alâmetlerini anlatır. Sure Ad, Semud, Nuh ve Lut kavmi gibi azgın milletlerin başına gelen azap ve helâki anlatarak sona erer.
Mekke'de nâzil olmuştur. 49 âyettir. Yüce Allah bu mübarek sureye Hz. Musa (a.s.) ile konuştuğu Tur dağına yemin ederek başladığı için, buna Tur suresi adı verildi. Diğer Mekkî sureler gibi; tevhîd, peygamberlik, dirilme ve hesaba çekilme konularını ele alır.
Bu mübarek sure, âhiretin sıkıntı ve şiddetlerinden ve o korkunç yerde, yani hesap yerinde kâfirlerin karşılaşacağı şeylerden söz ederek başlar.
Ardından Naîm cennetlerinde, koltuklar üzerinde karşılıklı oturan takvâ sahibi müminlerden bahseder. Orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç bir insanın aklından geçmeyen çeşitli nimetlerden faydalanılacakları anlatılır.
Yine bu sure Hz. Peygamber (s.a.)in peygamberliğini anlatır ve ona, kendisi ve peygamberliği hakkında müşriklerin söylediğine ve iftiracıların iftirasına aldırış etmeden, suçlu kâfirleri uyarmasını ve onlara gerçeği hatırlatmasını emreder.
Müşriklerin, Peygamber (as.) 'in nübüvveti hakkındaki bâtıl iddiâlarını reddeder ve onlara kuvvetli delillerle cevap verir. Sure, kınama ve azarlama yoluyla, kâfirler ve putlarıyla alay ederek sona erer.